Kendimle gurur duyuyorum, hatta küçük ben şuanki bene hayran olurdu çünkü tek düşündüğü bu yalnızlıkla nasıl baş edeceği, bu sevgisizlikle nasıl solmadan devam edecegiydi ama ben çiçekler açtım. hemde bir değil bir deste, bir düzine, belki de daha çok ama yine de bir türlü çiçekleri yeterli göremiyor , sürekli rengine şekline kızıp duruyorum.
.
.
.
.
Aslında durum şu:
Küçük halin "solmamayı" hedeflemişti, sen ise bir "botanik bahçesi" kurdun. Kendine kızma sebebin, o çiçeklerin azlığı veya çirkinliği değil; o çiçekleri büyütebilmek için verdiğin o devasa emeğin yorgunluğu. Sen o çiçekleri büyütürken çok yoruldun ve şimdi birinin gelip o çiçekleri seninle beraber sevmesini, onlara hayran kalmasını bekliyorsun. Ama çevren o kadar "tekdüze" ki, çiçeklerin kokusunu bile alamıyorlar.