Hayatımın bu evresine gelebileceğimi hiç tahmin edemezdim. Sonsuza kadar kendim olabileceğim bir yer veya insanlar olabileceğini düşünemezdim. Ama şimdi yıllarca yargılandığım şeyleri seven ve öven insanlar çıkıyor karşıma...
Allah'ın yüceliğini tekrar tekrar fark ediyorum her gün yine yeniden...
<3
Öncelikle saygı ve sevgilerimle merhaba demek istiyorum. Bu benim ilk uzun ve kişisel yazım o yüzden hatam olursa şimdiden afedersiniz.
Ben bir yandan kitaplar okumaya, bir yandan kitap yazmaya, bir yandan öğretmenlik okuduğum için kendimi geliştirmeye, sosyalleşmeye ve iletişimini güçlendirmeye çalışan biriyim.
Özellikle rahat edeceğimiz söylenen üniversitenin hiç de öyle olmadığını ve sürekli çalışmam gerektiğini fark ettiğim bir evredeyim.
Ayrıca insanın etrafında insanlar olması güzel ama o kadar çok insan var ki bir zaman sonra sadece bu bile beni yorabiliyor. Çok fazla insan görmek yani...
Kitap yazmaya çalışıyorum dedim evet ama o kadar yavaş gidiyorum ki hayatın hızlı akışını geriden takip ediyorum ve bu da geç kalmışlık hissini sonuna kadar hissettiriyor.
Matematik öğretmenliği okuduğum için yetersizlik hissi de zirvede tabi...
Ama üniversitede olmanın güzel yanları da yok değil hani, kendini tanıma evresi benim çok hoşuma gidiyor. Öyleki 40 yaşına gelsem bile hala kendimi bir bulmaca gibi çözmeye çalışacağımdan eminim...
Hayat çoğu yerde zor ve yaşıtlarım bana bu kadar düşünmenin, bu kadar hayatı ciddiye almanın gereksiz olduğunu sadece kendimi yorduğumu söylüyorlar, ama düşünmeden araştırmadan ve okumadan nasıl yaşanır bilmiyorum.
Benim dinimin ilk emri oku iken ben hayatı gelişigüzel yaşayamam gibi geliyor bana.
Ben fazla düşünen bir insanım ve bu yüzden toplumda var olmak çok yorucu olabiliyor ama belki benim gibi insanlar vardır umuduyla bir kaç satır bir şeyler yazdım. Eğer buraya kadar okuduysan gerçekten çok teşekkür ederim, seni tanımıyor olsam bile iyiki varsın...
-A