Akıl ancak yapabileceğimizi sırf yapabiliyor olduğumuz için yapamadığımız yerde hüküm sürer. Çünkü aklın esası sınırlamadır. O haddi bilir, hududu gözetir ve korur. Bize nicedir aklın kendisi (reason) olarak dayatılan ratio, bu anlamda aklın sadece bir cüzüdür. Fakat debelenip durduğumuz bu cinnet hali içinde şimdi ona bile razıyız.
O en tepedekiler hepimizi korkuyla sindirdiler, ellerimizi ayaklarımızı bağladılar. İnsanları makinelere ve silahlara dönüştürdüler ve buna da medeniyet dediler.
O zamanlar da gelecek. İnsanların özgürce yaşadığı, kalplerinde kıskançlık ve fesatlığın olmadığı zamanlar. İşte o zamanlar insanlar farklı görüşleri müzik dinliyormuş gibi bir rahatlıkla dinleyecek.