Üzerinde çokça konuşulacak geçmiş hakkında siyasi,fikri,edebî ,insani kısacası her yönüyle tetkikte bulunulabilecek bir kitap. Mor salkımlı Ev'deki o kız çocuğunun anne hasreti ve gitgeller içinde sürdürdüğü çocukluğu,vicdani duyguları ile manevî hissiyatlarını dizayn ederken ki ruh halini anlatışı: beşeri ve manevi yansimaların insanın iç dünyasında nasıl bir yankı bulduğunu eğip bükmeden, allayıp pullamadan ve de dramatize etmeden yansıtması kitaba karşı içimdeki o gerçeklik duygusunu zirveye çıkardı. Osmanlı'nın yıkılış döneminde zor şartlar altında tefekkürleri ile fikri ve edebi açıdan kendini yoğuran yazar , dönemin şartları ile yüzleştiği acı anılarını anlatırken kendimi o dönemin şartları ile yüzleşirken buldum. Fikri açıdan temasta bulunduğu insanlar ile onların fikri ictimalarini anlatışı,Emile Zola'nın ahlak anlayışı,Bernart Rusell'in dine olan bakış açısı gibi yaklaşımları kısa kısa nokta atışları ile ifade edişi edebi ve fikri acıdan esere ayrı bir lezzet katıyor. Eğitim sahasında emek veren Halide Edip, pedagoji alanında Montessori felsefesini benimseyişi çocukluk travmalarının bir çocuğun benliğinde açtığı yaraları ifade ederken yaşadığı olayları yine tüm çıplaklığı ile göz önüne seriyor. Yeniliklerin Osmanlı toplumunda ki kesimlerde ne halet-i ruhiye ile karşılandığı tabakalara ayrılmış halkın gelecek kaygısı içinde ikircikli bir siyasi ortamda kendini bulması ve bu siyasi ortam da dahi kalemini sakınmadan kullanarak tehdit mektupları alması iki çocuklu bir kadın için o dönemin şartlarına göre oldukça cesur bir atılım. Ayrıca Ortadoğu coğrafyası ve bu coğrafyada yaşayan gayrımüslimlerin bağnazlık ile hoşgörü arasında gidip gelen hal ve tavırları, Osmanlı'nın hüküm sürdüğü topraklardaki eğitim reformlarının ne açıdan değerlendirilmesi