Günler aktı, aylar geçti.
Zaman denen azim nehir takvim denen ayraca seneyi taktı.
Bir yılın sonunda tanımadığım şahıs tekrar geldi. Sevinmiştim...
Bağdat'a girebilecek miydim? Sevinçle yüzüne baktım.
"Ben dönünceye kadar burada kal!" dedi ve gitti.
Bekleyecektim...
Sabrı, teslimiyeti ve tevekkülü öğreniyordum...
Ayrılık dünya ile nefis bağlarını koparırdı. Onun için ayrılık nefisten tutar, vuslat kalbi kucaklardı... Dünyadan veda etmeyenler dünyayı feda edemezlerdi...