“Araştırdık ve gördük ki eşya zafer kazanırken, insan hiç olmadığı ölçüde kötü paylaşılıyor.
Gerçekten de yeni düzenin mutlu kıldıkları hangileridir? İşçiler değildir.”
“Görülüyor ki işçinin kazanmış olduğu özgürlük, açlıktan ölme özgürlüğüdür.Özgürdür , diyorsunuz; güzel, işte onun mutluluğu: kendisi kimseye ait değil, ama kimse de ona ait değil.”
”…sosyalist düşünceye göre, ekonomik yaşamın, toplumla doğrudan ve gerçek anlamda bütünleşmiş olmayan çok geniş bir bölümü vardır. Bunlar işçilerdir…Onlar topluma tam anlamıyla ortak değildirler ; çünkü oraya ancak bir ara ortam yoluyla katılabilmektedir ; oysa bu ara ortam, onların toplumu etkilemesini, onların topluma yaptığı hizmetlerin önemiyle orantılı ölçü ve biçimde ondan yararlanmalarını engellemektedir. İşte, kendilerine acı verdiğini söyledikleri durum budur. Dolayısıyla daha iyi bir davranış beklerken istedikleri, ortak yaşamı yöneten merkezlerden artık böyle uzak tutulmamak, oralarla daha sıkı bir biçimde bağlantılı olmaktır; maddi açıdan umdukları değişiklikler, bu tam bütünleşmenin bir biçimi ve sonucundan başka bir şey değildir.”
“Görülüyor ki işçinin kazanmış olduğu özgürlük, açlıktan ölme özgürlüğüdür.Özgürdür , diyorsunuz; güzel, işte onun mutluluğu: kendisi kimseye ait değil, ama kimse de ona ait değil.”