Ben, işte, gider ayak bu gücümü, bu tek gücümü kullanacağım. Ölümlerin, bence en adili, en değerlisi, en tatlısıyla öleceğim.
Ve arkamda hiçbir kimse bırakmayacağım. Ne bir dost, ne bir sevgili… Hiçbir izim de kalmayacak; hattâ mezarım bile.”
“Geceleri sabahlara kadar okumayayım da ne yapayım?Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla baş başa kalmak saatini dört gözle beklerim.Çünkü, bu ömrümün bütün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir.O vakit bu çıplak ve yalçın oda, gerçek dünyadan daha geniş, daha ferahlı bir âlemin munis, sevimli ve her biri sihir ve füsunla yoğrulmuş mahlûkları ile dolmağa başlar.”