Ama genellikle şu daha iyi bir soru: Benim yaşamadığım ne yaşadın da böyle düşünüyorsun? Senin yaşadıklarını ben yaşasaydım, dünyaya senin gibi bakar mıydım?
İnsanların birbirleriyle niçin anlaşamadıkları konusunda en çok yanıtı bu soru içeriyor.
Ama sorulması çok zor bir soru.
Deneyimlemediğiniz bir şeyin, inandıklarınızı değiştirebileceğini düşünmek insanı rahatsız eder; çünkü bu bilgisizliğinizi kabul etmek anlamına gelir. Uzlaşamadığınız kişilerin sizin kadar derinlemesine düşünmediğini varsaymak çok daha kolaydır. Uzlaşmazlık, insanların ne bildiğinden çok ne yaşadığıyla ilgili bir konu. Ve deneyimler daima farklı olacağı için anlaşmazlıklar hep olacak.
Bugüne dek olduğu gibi.
Her zaman olacağı gibi.
Her zamanki gibi.
İş hayatınızı, yarısından keyif aldığınız noktaya getirebildiyseniz, harika durumdasınız. Çok az insan bunu başarabiliyor.
Çünkü gerçek şu ki, her şeyin beraberinde getirdiği bir bedel var. Karşımızdaki gerçek bu. Her şey sevmediğiniz yönleriyle birlikte geliyor.
Yüksek Mahkeme yargıcısınızdır, ama işinizin sevmediğiniz yanları vardır. Üniversitede profesörsünüzdür, ancak yine de komite toplantılarına gitmek zorunda kalırsınız. Her işin sevmediğiniz yanları vardır. Ve şunu bilmeniz gerekiyor: Bu da işin bir parçası.
Her şeyin bir bedeli vardır ve genelde potansiyelindeki ödüllerle orantılıdır.
Gerçek özgürlük, özgürlük tutkusunun bile sizi gemlediğini anladığınızda ve özgürlükten bir amaç, bir tatmin aracı olarak söz etmeyi bıraktığınızda gerçekleşir ancak.
Özgür olacaksınız, ama günleriniz kaygısız, geceleriniz duygun ve neşeli olduğu zaman değil,
Tersine kaygılar, yoksunluklar ve kederler hayatınızı kuşatmışken ve siz çıplak ve tüm bağlardan kurtulmuş olarak hepsini aştığınız zaman özgürsünüz gerçekten.
Özgür kalabilmek için çıkarıp atacağınız kendi varlığınızın parçaları değil midir?
Kurtulmak istediğiniz bir kaygı ise, şu da bir gerçek ki, kaygıyı seçen sizsiniz, o size dayatılmış değil.
Uzaklaştırmak istediğiniz bir korku ise, o korku sizin yüreğinizi yurt edinmiş, korkulanın ellerinde değil.
Acıların çoğu sizin seçiminizdir. Acı, içinizdeki hekimin hasta benliğinizi sağaltmak için kullandığı tadı kötü ilaçtır. Bu hekime güvenin, ilacını sessizce, huzurla için : Çünkü eli sert ve ağır olsa da, Görünmeyen'in müşfik eliyle yönlendirilir.