Yıllar... ki içinde binlerce düş ölüsü
Koparıp götürdü kimlerden neleri...
Sesler, yüzler, yerleri
Bir yara gibi sızlayan dokunuşlar
Her biri bir ömre değen
Yıllar sızıyor aralık kapıdan...
Evlerde bıçak yarası bir ayrılık
Çatılardan camlara akıp duran kırmızı
Her şeyin dokunması insana bu içli saatlerde
Zamanın aldıkları geri dönmediğindendir.
Bir duruşun var hani susmakla söylemek arası
Bir gider bir gelir ikircim sularında
Kalmışsa yüreğinin teknesi kıyısız
Gözlerinle dilinin köprüleri yıkıldığındandır.