Otobüste, evle okul arasında geçen zamanın bana nasıl bir yük olduğunu bilemezsin. Böyle zamanları, yaşanmamış zaman haline getirmemek için olmadık oyunlar icat ederim.
" Hiç anlaşamıyoruz hakim bey." dedik, " Bu konuda hemfikiriz." Tık tık tık, tık tık, tık tıkır... Falanca kanunun, filanca maddesinin, zızzzzt, fişmanca bendinin, pişmanca satırına göre, tık tık tık, tık tıkıt, zızzzzzt... Oldu bitti. Daktilo sesleriyle, kırmızı mühürlerle, ıslak imzalarla iki mutsuz insan olduğumuzu tescil ettiler.
İşte o an, Selim ölmeyi isteyecek kadar mutlu hissetti kendini. Hafifçe gülümsedi. Bir öykünün içinde olsaydı, hikayenin tam bu noktada bitmesini çok isterdi Selim. Fakat öyle olmadı. İki saat içinde salondaki illüzyon sona erdi; çünkü mutlu son diye bir şey yoktu, uzun vadede bütün hikayeler mutsuz biterdi.