Dünya iyi bir yer değildi. İçimi yalnız sana açtım. Bir iplik gibi yalnız sana çözüldüm.
Adını sevdiğim!
Düğüm düğüm geçen yılların, dönüp dönüp durduğum bu bitmez tükenmez rüya için affet beni!
Ayrılıkla ölüm fena halde birbirine benziyor, biliyor musun?" dedi babam.
Yutkuna yutkuna tamamlamaya çalıştı cümlesini:
“İnsan öldüğü yaşta kalırmış. Yani kaç yaşında ölürsen geride kalanlar seni hep o yaşta hatırlarmış. Zannedersem, insan birinden ayrılınca da aynı yaşta kalıyormuş," dedi.
On beş yıl boyunca, duştan her çıktığında koklayamadığım, kuruyunca tarayamadığım saçlarının her bir teli için beni affet!
Aklına gelen, benden sana bir yutkunma olarak kalan, ağır bir yük gibi belki de başka kalplere taşıdığın her şey için affet beni
Geçen yıllar, önünde beliren her kış için tekrar tekrar, beni affet!