Ergenekon Destanı; Hasan Erimez kaleminden, Selçuk Ören tarafından resimleri hazırlanan, Ötüken Yayınlarından basımı yapılan, 56 sayfadan ibaret çocuk kitabı.
Her ne kadar çocuk kitabı olsa da; biz büyüklerin de rahatlıkla okuyabileceği şekilde yazılmış.
Çinliler, Ötüken' i ele geçirmek için Türklere, anlaşma teklif ederler. Ötüken' i bırakıp giderlerse, sağ bırakacaklarını, teklifleri kabul edilmezse soyları tükenene kadar kimseyi sağ bırakmayacaklarını söylerler. Bazı boylar, anlaşma yönünde fikirlerini bildirse de; Çinlilere güven olmayacağını düşünen diğer boylar, savaşalım derler. Bozkurt' un ortaya çıkması ile Ötüken' den çıkmamaları gerektiğini anlarlar. Türklerin simgesi olarak kabul edilen Bozkurt' un verdiği mesajları ilk başta doğru anlayıp, sonradan kibrine yenilen bir komutan yüzünden savaş kaybedilmiştir. Geriye sadece 4 kadın kalmıştır. Çinliler' in fark etmeleri üzerine, günler gecelerce süren bir kovalamaca başlar. Tam bittik dedikleri anda, Bozkurt yine görülür ve kadınlar onun izinden giderler. Böylelikle Ergenekon' a ulaşmış olurlar. Burada yüzyıllar boyunca kalırlar. İçlerindeki Ötüken sevdası bir türlü geçmez. Çıkış yolu bulmak için dört taraftaki dağları aşmaya çalışırlar. Yine Bozkurt' un ortaya çıkması üzerine, tekrar umutlanırlar.
Tarihini bilmeyen, unutan nesiller yok olmaya mahkumdur. Ergenekon, Ötüken... Tarihimizde önemli yerlere sahip. Çocuklarımıza, geçmişimizi ve tarihimizi öğretmeye yönelik bu tür kitapları, okumalı ve okutmalıyız.
Türklerin ana yurdu Ötüken düşmanların eline geçince, sadece dört kişi hayatta kalır. Soylarının tükenmemesi için kaçmak zorunda kalan bu dört kişi, gizemli bir bozkurdun peşine düşerek “Ergenekon” adını verdikleri gizli bir vadiye ulaşır. Yüzyıllar boyunca burada büyüyen Türkler, bir gün yine bozkurdun