Güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah
Aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların
Süslenip saklayarak sıkıntılarımızı
-𝘒𝘦𝘯𝘥𝘪𝘮𝘪𝘻𝘥𝘦𝘯 𝘣𝘪𝘭𝘦-
Düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine.
Duyarsız devinimsiz umutsuz
Güne heyecansız başlıyoruz.
𝗗𝘂𝘆𝗺𝗮𝗱𝗮𝗻 𝗱𝗶𝗻𝗹𝗲𝘆𝗶𝗽 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗺𝗮𝗱𝗮𝗻 𝗸𝗼𝗻𝘂ş𝘂𝘆𝗼𝗿𝘂𝘇.
Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
Öyle kolay anlaşıyoruz ki ..
Bir ayrılığı kalmadı düşüncelerimizin
İncelik adına kimi, çoğu korkudan
Ustaca düzenledik duygularımızı;
Anılar acı vermiyor artık, bizi biz eden
Değerler yıkıntısında onursuz oturuyoruz.
Eskimiş eşyalarız yeri hiç değişmeyen
Yalnızlığı çağrıştırıp yılgınlığı biçimleyen.
Bir gürültü olacaksa gök gürültüsü olsun, yerdeki gürültüden bıktık. Göğün sesi bastırsın bütün sesleri, yüksek sesli bir mübaşir gibi çağırsın yağmuru.