Fakat ne acı bir gerçektir ki, asırlar sonra gün geldi; Fatih'in torunları ulvi meziyetlerle müzeyyen kendi dinlerini küçümseyerek, madde saltanatının kölesi oldular.
Kaleler, şehirler, ülkeler silah zoruyla, bilek gücüyle, harp hileleriyle fethedilirken,
İslam; kalpleri, gönülleri, sevgiyle, aşkla, muhabbetle, sımsıcak bir şefkat, engin bir anlayış şahikaya ulaşan bir ahlâk, eşsiz bir adaletle fethetmekteydi.
Tesettür, Allah'ın (c.c.) Kur'an-ı Kerim'de Nur Süresi 31'nci ve Ahzab Süresi 59'ncu ayetlerinde beyan buyurduğu ve bulûg (ergenlik) çağından itibaren bütün Müslüman kadınların riayet etmesi icabeden bir örtünme emridir.
Beyinleri "İZM"lerle, köksüz felsefelerle şartlandırılmış inançsız, başıboş, gayesiz genç kardeşim!
Gel, sen de inanmanın lezzetini tadan bu iman, ahlâk ve fazilet timsali genç kardeşlerinin saflarına katıl ve içindeki devamlı huzursuzluktan, manevi boşluktan, sonu gelmez buhran ve ızdıraplardan kurtuk artık.