Önlem, yoksunluk ve vazgeçiş, biz insanların ortak yazısıdır. İsteklerimiz sınırsızdır,bunları karşılama olanaklarıyla son derece sınırlı. İnsanın "keşke olsaydı " biçimindeki isteği, sonunda "olmaz ki" yanıtını ve yaşamın "bu kadarına razı ol"diyen kueu öğüdüne çarpar. Yaşam bize birseyler sunar, ama pek çok şeyi de esirger. Bugün bizden esirgenen şeyin, yarın bize sunulacak olması, genellikle bir düş olarak kalır.
Her varlığın hak ettiği yargıya ulaşmak için çaba göstermeliyiz;çünkü o,görüntüden daha fazla bir şeydir. Bu görüntünün arkasında onun varlığı ve ruhu gizlidir.
Geçmişte uğradıkları hayal kırıklıklarından, deneyim hasarlarından öğrendiklerini, şimdi yaşadıklarıyla fazlasıyla eşleştirir,hayattan öğrendiklerinin tartışılmaz doğruluğuna fazla yaslanırlar. Eski görünen hikayelerdeki yeni yanları göremezler. İki kadeh şarap, İki satır sohbet sizin hayattan beklediğiniz her şeyi birdenbire vermez size. Az emek, az çaba sonunda her şeyin azına mal olur. Gençliğinize mal olmuş hatalar,geçmişten kalan düş kırıklıkları, yara izleri, içinizin uğradığı hasarlar,hayata kaptırdıklarınız,ümitsizliginizi bunca büyütmüşse hiçbir ümit kalmaz elbet,ama ümit,biraz da yaratılan bir şey değil midir?