Bizim muhallebimiz, yoğurttu; çikolatamız da üzüm şırasından yapılmış, güneşte kurutulmuş, sonra kalıp halinde kesilmiş, kesme... Yoğurda pekmez katardık, kaşık kaşık yerdik. Bizim pastamızdı bu, daha doğrusu bizim kekimiz...
Şaşırdınız mı?
Sayfa 80 - Aras Yayıncılık - 1988 ELİZ KAVUKÇUYAN ÖDÜLÜ
Bizim Diyarbakır'da yazlar hep sıcaktır. Güneş, güneş olmaktan çıkar, başımıza bela kesilir, gökten ateş olur yağar. Gökten ateş yağmaya başlayınca da bizler, buz satan dükkanların önünde paramızla rezil olur, bir parçacık buz için adeta dilenci kesilirdik. Evlerde buzdolabı hayal etmek, hayalden de öte, uyanık gözlerle rüya görmek gibi bir şeydi...