Fahrenheit 451Ray Bradbury
Kitabı yıllar önce okumuştum iyi kitapların hakkı birden fazla kez okumak ,bu hafta yeniden okudum.
Oyununa gitmeye niyet etmiştim küçük bir kıyamet koptu belki de büyük ;oyun iptal oldu gidemedik.
Ray Bradbury bir şehre varınca ilk kütüphane nerede bunu öğrenirmiş.Ve hayatına giren kadınlar için de ya öğretmen ya kitap satıcısı ya kütüphaneciydi diyor.Bir kütüphane var.Benim için birkaç gün gidilmezse nefes alamıyor gibi hissettiğim.Yurt dışına gittiğimde bile evimden çok kütüphanemi özlemiştim.Ray bradbury ve onun kütüphane ile ilgili durumunu okuyunca tuhaflığımda yalnız değilim dedim.Bir çeşit huzurdu.
Kitapların dolu bir silah gibi görülüp yakıldığı,insanların düşünmek için zamanlarının olmadığı hatta evlerinin verandalarının veya sallanan sandalyelerinin bile olmadığı bir dünyayı anlatıyor Ray Bradbury.İnsanlar durmasınlar,düşünmesinler.Hepsinin çok tehlikeli olduğu bir dünya.Kitapları güvenle saklanabilecek tek yer insanların bellekleri.Saklayabilecek başka bir yer yok.Herkes bir kitabın bedeni.Kitabın taşıyıcısı.
Bir karahindibanın üflenişi kadar zamanda yok olan kitaplar.Hem de yanarak.
Kahramanın bu kitaplarda bir şey olmalı deyişi.Kitapların sahipleri kitapları ile beraber yanmaya gönüllü olabiliyor çünkü bu dünyada.
Nehir.Kahraman şehirden kaçarken yanında yoldaşlık yapan.Kahramanın şehirden kaçabildiği yer kırlar ve ölüler diyarı.
Kitaplar henüz yandı mı?Belleğimizi hangisine açabiliriz?Hangi kitabın bedeni olmak isterim?
Soruları belki benim için cevaplarsınız sayın okurlar.
Sekiz Kitap'tan SeçmelerSohrab Sepehri
Sepehri.
Bir gece tanıştık onunla.Onun deyimiyle gecenin yarası morarıyordu.Onun deyimiyle uzaktan kendime benzeyen bir insandım.Kendim miydim bilinmez.
Bazı şehirler,bazı kitaplar,bazı insanlar bize seslenir.Yıllarca bile olsa seslenir.İran benim için öyle.Sepehri de İran demekti.
Kitapta geceyi,seheri,şebboyları,şakayıkları gösterir bize.Bağlarda,kırlarda ve dağlardayız şairle.Bizim için dilerse çizer çünkü ressamdır ;dilerse kalbimize bir şakayık diker ,şairdir.Kendi karar verir.
Kör çocuklar,çiftçiler,hicret edecek gökyüzü de yer bulur sepehrinin şiirinde kendine.
Bizim için varlığı yoklukla değiştirir.Her şeyin bir rengi olabilir bu şiirde ve yine onun deyimiyle renkler ölebilir de.Rüyaların bir yaşamı olur ve ben üzülürüm bu yaşamı ona soramadığım için.Ben doğmadan çok evvel sır olup gitmiştir çünkü ötelere.
Bir elma yemek uğruna,ne kadar yalnız kaldığımız dediğinde dünyadaki yalnızlığımızın başını okşar.Ama en yalnız olmayı kimselere bırakmaz.Mağluptu şakayıkın şartlarına dediğinde ne mutlu diyebildim şartlarına mağlup olabileceğimiz bir şakayıkımız varsa.
Şairlerin dostluğuna çok ihtiyaç duyup dua ettiğim bu günlerde sepehri duamı işitip bana yarenliğe gelenlerden.Malum dostluğun zaman,mekan,beden engeli yoktur.
Şairi ve kitabını anlatmayı denedim.Sepehriyi eksik anlatmak incitir beni,dilerim o ve şiiri razı gelsin benden.