Böylece Levent epeydir fırsat bulamadığı için sürekli hayıflandığı bir yolculuğa çıktı. Ana babasını ziyaret etmeye gitti. Bir koltukta değil, bagajda, yolcu valizlerinin yanında.
"Ne?"
" Yazıda gramer, dilbilgisi filan nerdeyse yok. Biraz zor oluyor okuması."
"Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki Eda. İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu."
" Ne acayip, değil mi? Bize benzer gayeler taşıyanlar en tehlikeli düşmanlarımız oluyor.Mimarin hasmı mimar, hekimin hasmı hekim... Bir adam sana ne kadar yakınsa, senden nefret etme ihtimali o kadar fazla."
Hazreti Yakub 'un on iki oğlu vardı. Hazreti İsa'nın on iki havarisi. Kuran'ın on ikinci suresinde hikayesi anlatılan Hazreti Yusuf, on iki kardeşten biriydi. Yahudiler on iki somun ekmek koyardı masalarına. On iki aslan bekledi Hazreti Süleyman'ın tahtını.Altı adımda çıkılırdı o koltuğa ve her çıkışın bir inişi olduğu gibi altı adım daha demekti bu, ki yoplam on iki ederdi. On iki temel inanış Hint diyarında hüküm sürerdi.On İki İmam, derdi Şiiler, Hazreti Muhammed'in peşi sıra gelirdi. Hazreti Meryem'in tacinda on iki yıldız vardı. Ve ismi Cihan olan bir oğlan henüz on iki yaşındaydı İstanbul'u hayatında ilk kez gördüğünde