Kapı çalınca Ahmet saate baktı: Üç buçuğa geliyordu. Birden "İlknur" diye düşündü, ama kapıya varıncaya kadar o olmadığını anladı. Çünkü zil birkaç kere daha, şaka yapar gibi, şarkı söyler gibi çalmıştı. Kapıyı açınca iri bir gövde loşluğun içinden top gibi fırladı. Sonra yanaklarına kokulu, yumuşak bir kadın teni değdi. Ahmet, "Ablam" diye düşündü ve öteki yanağını da uzattı.
"Burada ne işim var?" diye mırıldandı Sonra ray döşeyenlere bakarken birden, bir zamanlar, "Hayatım rayından çıktı!" diye söylendiğini hatırlayarak kendisiyle alay ede ede güldü ve geri döndü.
Geride kalanların gözlerine bakma sakın.
Bakarsan gidemezsin. Gözlerinden çekip alamazsın kalbini. İnsanın kalbi, en çok sevdiklerinin gözlerinde
kalır.
Geride kalanların gözlerine bakmamalısın. Bir bakarsan ateş ruhunu yakar. Adımların yavaşlar, gidemezsin.