Gülnur Kapucu

Gülnur Kapucu
@GulnurKpc
Türkçe Öğretmeni
İSTANBUL
237 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Eski bir zaaftı bu. Kuyruğu dik tutma telaşı. Yenen yumruğu dahi acımadı ki tebessümüyle karşılama inadı.
Reklam
Herkes elinde ne varsa onu veriyordu işte birbirine. Kimi selamını, kimi yemeğini, kimi neşesini.
Sayfa 265·Kitabı okudu
Acının üstüne yürüyordum, acının üstünde yürüyordum, acıyla yürüyordum ve sonra geçmiyordu. Alışıyordum.
Sayfa 370·Kitabı okudu
"lyi de" dedim kendi kendime konuşur gibi. "Bir kere kırıldığında, ne kadar yapıştırmaya çalışsan da, biliyorsun, artık hep kırık kala...." "Japonlar" diye sözümü kesti Vesna. "Değer verdikleri bir eşya kırıldığında, kendilerine bakmayı sevdikleri bir ayna ya da anneannelerinden miras bir vazo mesela, tamir ederlerken kırılan parçanın yerini altın tozuyla doldururlarmış. Hiç kırılmamış gibi görünmesini değil, aksine kırılıp yapıştığı yerin parlamasını isterlermiş. Bir eşya, bir insan, bir ruh yaralandığında, yüklendiği hatıraların, kiymetini artırdığına inanırlarmış. Bir defa kırılan artık kırılmıştır, haklısın. Ama kendine ve hayata tutunmak için mücadele ettiği kadar güçlüdür de. Düştüğümüz yerde kırık mı kalacağız, yoksa parçalarımızı birleştirip yeniden tam olmak, başka türlü bir tam olmak için çabalayacak mıyız, mesele o. Anlıyor musun?"
Sayfa 434·Kitabı okudu
Aklımız, fikrimiz, kalbimiz Filistin’dir. Aklımız, fikrimiz, kalbimiz Filistin’dir.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Reklam