Yanıldığımı öğrenmek önce kalbimi kırdı. Ama sonra gerçeği idrak edip hiç kazanmadığım bir şeyi yitiremeyeceğimi görünce, ardından üzülecek bir kayıp da kalmadı.
Sürekli kalkanıyla gezen bir savaşçı gibiydim. Komik bir savaşçı... Çünkü aslında kimsenin dünyamı kurcalamaya, gizlerimi öğrenip şifrelerimi çözmeye falan çalıştığı yoktu.
Aslında hiçbir zaman büyük maceralara atılmadım. Sınırlarım belirliydi benim hep. Ama birdenbire her şeye arkamı dönebilecek kadar cesaretli oldum daima. Buna korkaklık da diyebiliriz elbet.