Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından kalkıp ağzını yıkamanla başlamıştı. Ben bulutları gösterirken, bulmacanın "beş harfli bir yemek" sorusuna yanıt aramanla halkalanmış; "aşkın şarabının ağzını açtım / yâr yüzünden içti murt bende kaldı" türküsü tenimde düğümlenirken odadan çıkışınla yolunu tutmuş; dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını kenara itip, "bu eteğe bu bluz yakıştı mı" dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan.