Şehvet, yani ‘bedensel günahkârların ‘ suçu, daha hafif bir günahtı. Başkalarına yönelik bilinçli bir kötülükten ziyade irade zayıflığına ve kendine hakim olmamaya dair bir suçtu şehvet suçunu işleyenler akıllarini Arzu’nun, isteğin kölesi haline getirmişlerdi birbirlerine hoşgörülü, tutkularına yenik düşen ve kendilerinden başka kimseye zarar vermeyen insanlardı
Büyüyü esas çalıştıran itici güç sadece inançtı. Bu algoritmalarla ilgili değil daha çok kendinizi kandırmakla ilgiliydi dünyanın başka bir şekilde olabileceğini kendinizi inandıracak kadar kanıt toplamanız gerekiyordu ve kendinizi kandırabildiğiniz sürece dünyayı da kandırabilirdiniz