Ben, eminim, Haşim kendisine bir mevki isterken, en ziyade resmî şerefleri, düşünürdü. Bu, şarklı ruhuna mahsus tedavi kabul etmez bir hastalıktır. Namık Kemal:
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb- ı hükûmetten...
diyor. Fakat, inanmayınız; bunu söylerken içerisi kan ağlıyor. Çok geçmeyecek, Türk milletinin bu en büyük ihtilalci şairi, zalim hükümdarın kendisine verdiği rütbeyle fahrile kabul edecektir. Adi ve ahlâksız sadrazamın tayin ettiği memuriyete koşup gidecektir.
Haşim, bir küçük çocuk kadar masum ve sâde-dildi [temiz yürekliydi]. Ve insanlar, hadiseler karşısında ilk hareketi daima "inanmak"tı. Dostluğa inanırdı; aşka inanırdı. Hayatta birtakım masal sergüzeştlerinin olabileceğine inanırdı.