Bütün Eserleri 20

Ahmet Haşim

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
91
Basım Tarihi:
Haziran 2000
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789754708066
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·91 syf.··
2020 445. kitabı
Yakup Kadri ile Ahmet Hâşimin dostluklarını, aynı evde kaldıklarını ve müşterek bir ev hayali kurduklarını önceden biliyordum. Beşir Ayvazoğlundan okumuştum. Onu en yakından tanıyanlardan biriydi. Kitabı görünce ister istemez elim gitti. İnce belli bir kitap. Hemen alıverdim. Ya da şöyle diyeyim kendini bana aldırdı bu küçük kitap. Ahmet Hâşim ile Fransız bir şairin karşılaştırıldığı bir kitapta daha önce hiç dikkatimi çekmeyen bir hususun altı çiziliyordu. Soruyorum: Ahmet Hâşimin kaç şiiri var? Günümüz şairlerine mukayese ile hiç denecek kadar az... Ama şir'iyetini hiç sorgulamam. Çünkü bana göre Hâşim bir "şair"dir müteşair değil! Yakup Kadri diyor ki: "Ahmet Haşimle Izmirde bütün bir yıl geceli gündüzlü bir arada yaşadık. Bu müddet içinde bir defa ne bir mısra yazdığını, ne bir tek şiir okuduğunu gördüm. Ona göz ucuyla bakardım da "şi'ri kamer"i, "o belde"yi yazan adam sahiden bu adam mıdır derdim." Bu nasıl şairdir? Uzun uzun yazılabilir belki. Ama O Belde gerçek bir şiirdir. Baudelaire'in Uzak İklim Kokusu isimli şiirine benzetenler vardır bu şiiri. Evet ben de benzetiyorum. Ama Haşim kelimelerden bir "O Belde" yaratmıştır. Âh "O Belde" diye iç geçirişini duydum @yazarıngüncesi nin. Katılıyorum abla! Uzamadan bir kaç iktibas ile bitireyim: Ölümünden iki gün önce karıma demişti ki: Bazı gülerken, birden bire çenem sarkıyor? Acaba neden? Neden olacak? Her ölünün çenesi sarkar. O da çoktan ölüydü. Yüzünde yaşayan sadece gözleriydi. Sevgili ölü; mümkün olsaydı da, mezarına gittiğin gün, tabutundan başını kaldırıp arkana baksaydın millî ve resmi şereflerin hep bir arada, peşinden nasıl boş ve nafile yere sürüklenip gittiğini görecektin. Fakat, bütün bu kalabalık, bir yaz gününün sonunda "ağır ağır" çıktığın "merdivenlerde" eteklerini dolduran "güneş rengi bir
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
6/10
·91 syf.··
2025 93. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 18:14
Ahmet Haşim ’in hayatını anlatan klasik bir biyografi olmaktan ziyade, yazarın onunla olan dostluğuna ve bu dostluktan yola çıkarak yaptığı gözlemlere odaklanıyor. Ahmet Haşim’in kişiliği, edebi yönleri ve düşünceleri, Yakup Kadri Karaosmanoğlu nun kendi deneyimleriyle şekillenen anılarla aktarılıyor. Akademik anlamda çok fazla bilgi içermiyor, daha çok yazarın duygusal ve bireysel bakış açılarını sunuyor. Başlarda, tanımadığınız birini okumanın getirdiği bir yabancılık hissi olsa da, ilerledikçe daha çok merak etmeye ve içeriğe bağlanmaya başlıyorsunuz.
Edebiyat
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
8/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2022 18:17
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 2016 yılında tanıştığım ve 2 yıldır da eserlerini okuyamadığım bir yazarımız. Yeniden kendisiyle buluşmak, alışma mahiyetinde kısa bir hikaye ile başlamak güzel oldu. Kısa eserlerde, bilhassa Türk yazıcılığının uzun ve gereksiz görülen pek çok eserinin basıldığı yıllarda nispeten kısa eserler kaleme almak bir başarı ve bir de bu başarının üstüne bu eserlere anlam vererek günümüze kadar ulaştırmak. Bu başarının ardındaki sır, insanı kendine çeken en önemli etken aslında. Çok eski bir fotoğraf ile başlıyor kitap. Sanırım internette arasam da bulamayacağım, bulacak olsam bile nasıl arayacağımı bilmediğim bir aile fotoğrafı. Herkesin yüzünün güldüğü siyah beyaz ama içtenliği renkli olan kareler diyorum ben buna. Fazla iyimser de olabilirim ama görülen neyse o. Eser 1933 Haziran’ından başlıyor. Orijinal ilk baskısı da 1934 yılında. İletişim yayınları ise ilk baskısını 2000 yılında çıkarmış. Zamana bak 22 sene olmuş. Kaleme alınalı 100 olacak. İletişim Yayınlarının bu tarz çalışmalarını çok sevsem de bir önsöz ne bileyim bir giriş, kitap ne anlatacak tarzından bir hazırlık yeri fena olmazdı bence. Kıyaslamalar, şiirler, övgüler, kendine ve karşıya yapılan eleştiriler, devamında gelen mektuplar derken aslında o çok yakın arkadaşına olan bir vefa borcu ödemesi diyebileceğimiz durumu görüyoruz bizler. Yok mu sizin de çok sevdiğiniz, sayfalara sığmaz onu anlatmak dediğiniz biri? Mutlaka vardır. Monografi, kelimesi üzerine de bahsetmek istiyorum. Bilimsel alanlarda bir konu veya kişi hakkında yazılmış yazılardır aslında. Tabi kavram çok geniş. Burada Tek Yazı olarak da bahsedilen, bir insanın kişiliğinin, eserlerinin, hayatının anlatıldığı (mektuplarına kadar anlatıyor) yazılara da Monografi deniyor ve bunu okuyoruz bizler de. Kitabın ilk sayfaları
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
Akşam şairi
10/10
·91 syf.··
2023 30. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 21:50
Bir süredir okumak istediğim bir kitaptı. Yakup Kadri tarafından Ahmet Haşim'in ölümünden sonra yazılan kitapta onun kişiliğini,mektuplarını ve yakın bir arkadaşı olarak Yakup Kadri'nin onun hakkındaki düşüncelerini okuyoruz. Kendisini merak edenler için okunabilecek bir kitap.Anlatımı sade değil ama güzel(çok fazla eski sözcük var) Kitabın başında da Ahmet Haşim, Yakup Kadri ve birkaç kişi ile çektirdikleri bir fotoğraf ve Yakup Kadri'nin el yazısı bulunuyor
Monografi
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
8/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 17:01
Bitti...Ahmet Haşim Yakup Kadri Karaosmanoğlu yakın dostu Türk Edebiyatının önde gelen şairlerinden Ahmet Haşim'in monografisini yazmış, Haşim'in iç dünyasını beklentilerini, kırgınlıklarını, acılarını, anlatmaya çalışmış. (tabi bildiği kadar yada Haşim'in bilmesine izin verdiği kadar). Yakup Kadri Karaosmanoğlu bir Ahmet Haşim hayranlığı seziyorum. Karaosmanoğlu, Haşim'in duygusuz ve acımasızlığından bahsediyor. bence bu duygusuzluk ve acımasızlık onun aşırı duygusallığından kaynaklanıyor, Kadınlarla arasının iyi olmamasının ve kendisinin de çok ünlü, usta bir şair olmasının sebebi de bu aşırı duygusallık. Ve kırgın, ve küskün bunun sebebi hak ettiği yere, layık olduğu mevkiye ulaşamamasını düşünmesi. buda çok duygusal olmasından (Bence) Monografi'nin 51. sayfasında Haşim'in Manisa Meb'usu Refik Şevket Bey'e yazdığı bir mektup var. Anadolu ve Anadolu insanının durumu hakkında, anam anam anam, offff... Cumhuriyetimizi kuran, çağdaşlığı, uygarlığı bize yol gösteren Başta Büyük ATATÜRK ve silah arkadaşlarına ne kadar dua etsem azdır. Yattıkları toprak nurdan olsun, ışıklar içinde uyusunlar, mekanları cennet olsun... ve monografiyi özetleyen bir alıntı: ''Çünkü daima sevdi. Çünkü, öbürü daima ızdırap çekti. Sevgi ve ızdırap...İşte şiirin başlıca iki unsuru.'' Ahmet Haşim Yakup Kadri Karaosmanoğlu sayfa 44 İletişim Yayınları.
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
Merdiven
Puan vermedi
MERDİVEN Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak... Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta, Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta... Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller; Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller, Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta, Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta... Ahmet Haşim
Ahmet Haşim
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
10/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2024 19:49
Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştiri türü yazılarla Türk edebi­ yatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli ede­ biyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kad­ri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler Türkçe'nin geçirdi­ği bütün evreleri yansıtır. Eser­lerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğin­ den aşağı kalmaz. Yakup Kad­ri'nin Fransız edebiyatı etkisin­de başlayan yazarlığı, 1920'1er­ den sonra özgün bir sese ka­vuşarak siyasi ve sosyolojik ko­nulara, tarihe, dönem çatışma­ Ianna ve birey psikolojisi irdele­melerine yönelir. Fecr-i Ati'denyetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işiemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri, hala tüketilememiş ayrıntı­larının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama"dır.
Hayata Dair
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
8/10
·91 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2020 18:35
kitapta ki anlatım tarzı ile olayların pekiştirilmesi çok güzel yere sahip olduğunu göstermektedir.Bunun da burada ki hikayelerde olduğu gibi değil de tam tersi olduğunu anlayabiliyorsunuz zevkli ve keyifli vakitler geçirebilirsiniz.
Edebiyat
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma
Puan vermedi·91 syf.··
2022 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2022 23:19
Ah, tout est fini ; c'est la Mort, la grande Mort qui arrive ️ #AhmetHaşim'in #AIiNaci' ye ölümünden iki hafta önce söylediği Fransızca cümlesi. Hangimizin satırlarca anlatmak istediği biri/birileri olmadı ki #YakupKadriKaraosmanoğlu'nun kaleminden dostu #AhmetHaşim. Hemde ölümünün son anları ile başlamış anlatmaya, hayatın ne kadar boş olduğunu tekrardan hatrlatan satırlar oldu benim için. 46 yaşında vefat eden #sair i yakından tanımak adına guzel bir içerik olmuş çünkü kitabın son bölümünde; arkadaşlarına gönderdiği mektuplarda bulunuyor. #teşekkürler @ietisimyayınlari Bir sabah eşi ile kahvaltı sofrasında olan Yakup Kadri Bey, gazetede Ahmet Bey'in olum haberini okurlar ve ; "Anmet Haşim ve ölüm.. Bu iki kelimeyi, birbirinin yanında görmek; bu iki zıt mefhumdan yapılmış bir cümleyi bir gazete sütununda okumak... İşte, bu hadisede bizim aklımızı durduran nokta buydu. Çünkü , bizce: Ahmet Haşim = hayat demekti." der.
Monografi
Ahmet HaşimYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2000167 okunma

Yazar Hakkında

Yakup Kadri KaraosmanoğluYazar · 29 kitap
27 Mart 1889´da Kahire´de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa´da başladı. 1903´te İzmir İdadisi´ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır´a döndü, öğrenimini İskenderiye´deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908´de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi´ni bitirmedi. 1909´da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916´da tedavi olmak için gittiği İsviçre´de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı´nı destekledi. 1921´de Ankara´ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.  1923´te Mardin, 1931´de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932´de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934´te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935´te Prag, 1939´da La Haye, 1942´de Bern, 1949´da Tahran ve 1951´de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960´tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974´te Ankara´da öldü.  Yazı Hayatı: Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler´in `sanat şahsî ve muhteremdir` görüşünü paylaştığı ve `sanat için sanat` yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında eserlerinde belli tarihi dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet´in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet´in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920´lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955´ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır.Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban´dır. Nur Baba Nur Baba, Karaosmanoğlu´nun ilk romanıdır. 1922´de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu´nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca´daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba´yı Euripides´in Bakkhalar´ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, öykü ve makaleleri ile Türk toplumunun Tanzimat’tan bu yana geçirdiği değişiklikleri anlatmış bir yazardır. Asıl ününü romanları ile sağlayan yazarın en ünlü romanları Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır. Edebiyat yaşamının başında Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun kurucu üyeleri arasında yer almış; daha sonra bireyci düşüncelerden uzaklaşarak toplumculuğu kabul etmiş bir yazar olarak değerlendirilir. Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında etkin bir siyasal yaşam sürmüştür. Milli Mücadeleden itibaren Atatürk’ün yakın arkadaşları arasında yer almış; TBMM II., IV., XII. dönemlerde milletvekilliği yapmıştır. Kadro Dergisi'nin kurucularındandır. Dergi, devrin yöneticileri ile fikir ayrılığına düşüp Kemalizm’i değiştirmekle suçlanarak kapanmasından sonra diplomat olarak yurtdışında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Anadolu Ajansı'nın kurucularındandır, ömrünün son yıllarında ajansın yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.