Bütün Öyküler 2

Zehra'nın Defteri

Kemal Tahir
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 11 dk.
Sayfa Sayısı:
218
Basım Tarihi:
Ekim 2005
Yayınevi:
İthaki Yayınları
ISBN:
9789752731943
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2023 143. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 16:20
Notlar serisine başlarken bir kitap yetiştirmeye çalıştığımızdan bahsetmiştik ve kapanışı Zehra’nın Defteri isimli hikaye kitabıyla yapacağız. Evvela İthaki yayınlarına bu güzel eseri bizlere kazandırdığı için teşekkür ederek başlamak istiyorum. Daha önce 16 Mayıs 2023’te Dutlar Yetişmedi kitabıyla Bütün Öyküleri serisinin ilk kitabını okuma şansımız da olmuştu. Yine hiçbir yerde olmayan öyküleri ve yarım kalmış öykülerini birleştiren bir kitap bu eser. Aynı zamanda bu öykülerin yazım tarihinin de belli olmadığını bazılarının başlığı dahi olmadığı göreceğimizi belirtmek isterim. Kemal Tahir’in yayımlanmış öyküleri kadar yayımlanmamış öyküsü olabileceğini aslında notlar isimli eserlerini okurken fark etmek mümkündü ama her yeni kitabında onu da yeniden keşfeder gibi olmak da başka bir güzellik diyebilirim. Sevengül Hanım’ın yazısını okuduğumuzda, kendisi bu kitabı hazırlayan kişidir, onun daha pek çok yarım kalan hikayesi olduğunu bunların da çoğunun birkaç sayfalık öyküler olduğunu da öğrenme fırsatı buluyoruz. Zehra’nın defteri ise yazarın karakter konusunda ne kadar titiz olduğunun bir göstergesidir. Bir kadının gizli günlüğü olarak kaleme alınmıştır bu aynı zamanda onun kadınlara bakış açısı yanında toplumun etkisiyle bir kadının neler yaşadığını düşündüğünü de gözler önüne sermiştir. Bu yönüyle de kadınlara bakış açısını anlamak adına oldukça dikkate değer bir eser olduğunu söylemek mümkündür. Kemal Tahir adına güzel bir veda kitabı seçtiğimizi düşünüyorum. Sıradaki okuma listemiz Cemal Süreya adına olacaktır. Hepimize iyi okumalar diliyorum..
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2005224 okunma
6/10
·218 syf.··
2025 10. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2025 03:51
Zehra'nın Defteri, Kemal Tahir'in 11 tane tamamlanmış ve 7 tane yarım kalmış hikayesinden oluşuyor. Tamamlanmış hikayelerinin ilki olan ve kitaba da adını Zehra'nın Defteri isimli hikayeyi okuyunca yazarın hikayeciliğinin de çok iyi olduğunu anladım. Zehra'nın Defteri, aşk temasına sahip olan ve yazarın karakterlerin İç dünyasına başarıyla indiği, karakterler hakkında etkili analizler ve tespitlerde bulunduğu bir hikaye olarak göze çarpıyor. Yarım kalmış hikayeleri okuyup tam içine girdiğimde hikayelerin bir anda bitmesi ise okuyucu olarak beni kötü hissettirdi.
Türk Edebiyatı
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2005224 okunma
10/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2025 272. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 21:38
Zehra'nın Defteri, Kemal Tahir'in öykücülüğü hatta edebi kimliği içinde çok farklı bir yere sahiptir. Bir kadının gizli günlüğü olarak kaleme alınan bu öykü, Kemal Tahir'in gözlem ve kadın erkek ayırmaksızın karakter yaratma gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Adi Bir Macera, Maceraperest ve Han adlı öyküler, yazarın kadın erkek ilişkileri üzerine uzun uzun düşündüğü öyküler olarak dikkat çekicidir. Kemal Tahir'in kendi adıyla yayımladığı tek tefrika romanı Aşk Çetesi'nin kadın kahramanı Semiha, Maceraperest öyküsündeki macera sever Melahat'a benzemektedir. İstanbul Mektupları üst başlığını taşıyan iki öykü ise, 1940'larda lstanbul'da şaşkınlıkla gezen bir adamın dilinden yazılmış mektuplardır. Kürt Masallan, Gülen Azap Hanı ve Bir Masal başlıklı öyküler, başlıklardan da anlaşılacağı üzere, Kemal Tahir'in folklorcu kimliğini açığa çıkardığı öykülerdir. Kürt Masallan ve Gülen Azap Ham tamamlanmış öyküler olarak değerlendirilebilir. Gülen Azap Ham öyküsünde, yazarın yaptığı değişiklikler, Kemal Tahir'in bu öykü üzerinde çalışmaya devam ettiğini göstermektedir.
Hayata Dair
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2005224 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 188. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 07:04
Kitapta yazarın daha önceden yayımlanmış ve yayımlanmamış, yarım kalmış öykülerine yer veriliyor. Yarım bırakılmış öykülerin yazarın ölümünden sonra bulunan notlarından çıkarılması edebiyat açısından çok değerli bir iş. Tek başına bu sebeple bile yayınevini tebrik etmek gerekiyor. İkinci olarak yazarın öykülerinin yarım bırakıldığının ve notlarından alındığının belirtilmiş olması çok hoşuma gitti. Çehov'un öykü derleme kitaplarını okurken en çok eleştirdiğim nokta yazarın beğenmeyip yayımlamak istemediği ya da para kazanmak için takma ad ile yazdığı hikayelerinin hiçbir uyarı olmaksızın ana hikaye kitaplarında rastgele verilmesiydi. Parasızlıktan takma ad ile yazılan bir eserin özeni ve değeri elbette diğeri gibi olmuyor ve bunu belirtmeden vermek yazarın değerine gölge düşünebiliyor. Bu eserde editörün ve yayınevinin titizliğine bu sebeple bir kez daha hayran kaldım. Eserin girişinde her şeyin önceden belirtilmesi yayıncının hem Kemal Tahir'e hem de okura ne kadar saygı duyduğunu gösteriyor. Eserin içeriğine gelecek olursak eserde yer alan öykülerle hem dönemin yaşamını hem de Kemal Tahir'in insanlara bakış açısını görüyoruz. Yazım dili sürükleyici olsa da bazı öykülerin konuları ve yazarın oradaki kadına bakış açısını pek sevmedim. Elbette yazarın "Tüm kadınlar ahlaken düşük bir konumdadır" gibi bir iddiası yok ama yazarın diğer eserlerinde de kadını fikren ve ahlaken zayıf görme eğiliminde olduğunu bildiğim için onun kadına bakışını az çok anladığımı düşünüyorum. Eserdeki bazı öyküler Kemal Tahir tarzının dışında olmakla birlikte okuması zevkli öykülerdi. Eserde yazarın sert üslubunu karakter konuşmalarında sık sık görüyoruz. Bu açıdan yazarı daha iyi anlamaya yönelik okuma yapılabilecek bir eserdi. Okurken sık sık eleştirsem de bitirdikten sonra beğendiğimi fark
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
9/10
·192 syf.··
2020 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 12:50
Kitabı derleyen yayıma hazırlayan Sevengül Sönmez. Kitapta daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış 11 ve yarım kalmış 7 hikaye var. Hikayelerin birçoğu ölümünden sonra notlarından bulunarak ortaya çıkarılmış. Bitmiş olan hikayeler her zamanki gibi çok sürükleyici ve akıcı iken yarım kalmış olanlar ise hikaye nihayet ermediği için aynı tadı vermiyor Kemal Tahir'i biraz daha iyi anlamak için okunabilecek bir kitap.
Edebiyat
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
7/10
·192 syf.··
2023 201. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 00:52
Yazarın öykülerinin yer aldığı öyküler 2 adı verilen bir kitap. Tamamlanmamış öykülerini de bu kitapta toplamışlar. Öykü alanında oldukça başarılı bir kalem #kemaltahir . Yarım kalanlar da keşke tamamlanmış olsa idi. Öyküye bir an kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz ama pat kesiliyor. Sonrası yok. Romanlarindan sonra öykülerini de tatmak adına okunabilir bir kitap. Tercihim romanlarindan yana ama. Gene de okunabilir bir kitap tabii ki.
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
Hikâyeler
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 11:20
Kemal Tahir'in henüz tamamlayamadığı hikayelerinin de yer aldığı kitapta aşk hikayelerinden masal tarzı anlatılar şeklinde değişik türden hikayeler mevcut. Tamamlanmamış hikayelerin bazılarında bir son olmadığı için pek tat vermiyor. Ancak Kemal Tahir'in kaleminin güçlülüğü tüm öykülerde kendini hissettiriyor.
Edebiyat
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
5/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 134. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 15:07
Zehra'nın Defteri, Özellikle aşk teması üzerine yoğunlaşan öykülerden oluşuyor, Tahir'in derin psikolojik analizlerini ve karakterlerin iç dünyalarına yaptığı başarılı analizleri gözler önüne seriyor. Kitapta kadın karakterler, pasif ve edilgen rollerin ötesinde, güçlü iradeli ve karmaşık kişilikleriyle öne çıkıyor.
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
7/10
·192 syf.··
2025 135. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:00
Alışık olduğumuz Kemal Tahir hikayeleri/kitapları değil. O yüzden kendisini sevenler dışında pek merak uyandıracak yanı yok kitabın. Kısa hikayelerden ve yarım kalan hikayelerinin de bulunduğu derleme bir eser aslında. Açıkçası Kemal Tahir hayranı olan beni dahi pek sardı diyemem..
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma
3/10
·192 syf.··
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 17:04
Zehra'nın Defteri Bitti. Beğenmedim. Okuduğum kitapları yarım bırakmak Mentaliteme ters olmasa yarım bırakacaktım. Bence Kemal Tahir Çok büyük bir romancı, Türk Edebiyatının en önde gelen üstatlarından biri ama iyi bir öykü yazarı değil.(onun öyküleriyse). Belki haksızlık ediyorum. 17 öykü var ve bu öyküler yarım kalmış Yazarın ölümünden sonra tamamlanmış öykülermiş, Ama ben beğenmedim, yani.. Zehra'nın Defteri öykülerini kim yazdıysa beğenmedim. (Bu benim okuyucu düşüncemdir.)
Zehra'nın DefteriKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018224 okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinci, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)