Yavuz Bulent Bakiler askerlik vazifesini Cankaya Muhafız Alayinda yedek subay olarak yapmaktadir.Bakiler'in "Kirmizi Kemal" lakabiyla bilinen bir askeri vardir.Yanaklari al al oldugu icin Kemal'e "kirmizi" lakabi takilmistir.Bakiler bir gun odasinda kitap okurken odanin kapisi vurulur ve Kirmizi Kemal iceriye girer.Kemal,annesinin rahatsizligindan dolayi Ankara'ya tedavi olmak icin gelecegini soyler ve komutanindan amnesini gormek icin izin ister.Bakiler,izin verme yetkisinin olmadigini soyler lakin Kirmizi Kemal'in masum ve saf durusundan etkilenerek ertesi gun aksam ictimasina kadar onu izinli tutar. Kirmizi Kemal ertesi gun annesine Yavuz Bulent teğmenin izniyle geldigini soyler.Annesi Kemal'e "Oglum,gozun karni yok ki doysun.Ben sana bir saat,bir gün degil bir omur baksam doyamam." der ve bunu Bakiler'e soylemesini ister.Bakiler odasindayken Kırmızı Kemal gelir,annesini gordugunu,hasret giderdiklerini soyler ve o muhtesem sozu soyler."Gozun karni yok ki doysun." Bakiler bu hadiseden cok etkilenir ve annesi kadar cok sevdigi kayinvalidesine bu siiri yazar.Bu siir,edebiyatimizda kayinvalideye yazilan ilk siirdir.