Rahatlıkla yazmak istedim buraya düşüncelerimi, rahatça duygularımı yazabileceğim bı burası var,belki iyi gelir diye yazacağım. Yarım kalmış gibi hissediyorum. Neden öyle hissediyorum bilmiyorum. Hiç benim olmamış benim kendiliğinden çok fazla değer verdiğim birini tamamıyla kaybettim. Her gün onun düşüncesi ile uyanıp onun düşüncesi ile uyuyordum. Onunla ilgili umudum yok artık bu saatten sonra da olmamalı. En çok bu koyuyor bana. Bu his geçecek biliyorum ne zaman bilmiyorum ama geçecek, çok üzgünüm o kadar üzgünüm ki elimden hiçbir şey gelmemesi beni daha da üzüyor. Acıyla nasıl başa çıkılır bilmiyorum. Çok fazla hayal kırıklığına uğradıktan sonra ne yapılır bilmiyorum. Bir insana karşı beklenti nasıl oluşmaz bilmiyorum. Değişemiyorum en kötüsü de bu. Bu kalp hep bu kadar hassas. İnsanları değil ama.Sürekli aynı hayal kırıklığı, aynı üzüntü, aynı terane. Hiç mi büyümez ders almaz bir insan. Kendime de kızıyorum. İnsan sürekli kendine yapar mı bunu. İnsanın en büyük düşmanı kendi. Ne olacak şimdi. Bu gece bitecek mi? Sabah uyandığımda yine boşluğa mi yuvarlanacam. Bir süre kimseye gülümseyemiycem. Zaten çok gülümseyen biri değilim. Sonra neyin var ne oldu muhabbetleri. Bir şeyim yok iyiyim lafları. Sonra durgunluk. Aaa tabi durgun olmaya izin yok çünkü sınavlar var. Bir yandan gözyaşı bir yandan notları okuyup anlamak zorunda olmak. İnsan neden bu kadar komplike ki. Duyguların bir sınırı olsaydı. Bir şeyi çok çok hissetmesek mesela. Kötü olan duyguları. Çaresizliği hissetmesek bu kadar. Hıçkırarak bile ağlayamıyorum duyarlar diye. Buraya kadar kimse okumaz diye düşünüyorum eğer ki okuduysaniz teşekkür ederim. Okuyan olursa bana iyi gelecek bir kitap önerirseniz sevinirim. Belki boşluk hissim geçer.
Büyük başarı anları, genellikle büyük bir değişimi dizginlerinden kurtarmak için gerekli olan potansiyeli oluşturan, öncesindeki pek çok eylemin sonucudur. Bu kalıp kendini her yerde gösterir.