Bir zamanlar yolculuk, ilmin ve hikmetin izini sürmenin bedeliydi; mesafeler rıza-i İlahi uğruna aşılırdı. İnsanlar diyar diyar dolaşır, hakikate ulaşmayı ibadet bilirlerdi. Bugün ise yollar, kalbi inşa etmek için değil, nefsin gösterişini sergilemek için tutuluyor. Eskinin seferleri irfan doğururken, bugünün gezileri çoğu zaman gafleti besleyen boş bir görünüşten öteye geçemiyor.