Üç ateş: Nâr,har,hamuş.
Ha: Hallac
Mim: Mevlâna
Şin: Şems... Hamuştu onlar. En sevgiliye sevdalıydılar. Aşkın uzun yol arkadaşları. Tüm kötülükleri güzellikle savuşturanlar,susanlar,iyilik kardeşleri,aşka namzet secde kardeşleri,susayanlar,ölüm sözcüğünü aşkın soluğundan içenler...
Hamuşân. Bezmiş Elest'te emanet aldıkları o "söz" sancağına kanlarını akıtanlar. Söz verdiler.o Söz gününe kadar susuyoruz işte ....
Hamuş,yani susmak. Susmak halvetti Hira'da,susmak En'el Hak'tı Hallac-ı Mansur'da.
Ve susmak visal orucuydu maşukta,iftarını şehadet şerbeti ile açan Şems misali.
Kitabın tüm serileri elimde olmadığı için 4. Serisinden başlayıp okumak nasip oldu,içeriğini çok beğendim.
Şems'in dilinden Hallac-ı Mansur"un aşka suskunluğunun karşısında nasıl dalları koparılan bir ağaç misali kırıldığını, mevlana"ya Hamuşum derken aslen aşkın diliyle susmayı öğretti.