Siz, bütün ilericiler, kadını, kurtarmak ve nâdide bir yemiş gibi soyup ortaya koymak isterken onu, en aziz mâna ve tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını, yok ettiğini sandığınız dine karşı onu kaatil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonglu bir ceset hâline getiren, yâni gerçekten yok eden sizsiniz!
Ölünceye kadar ağlamak, vücudumda tek damla su kalmayıncaya dek gözyaşı dökmek ve sonra, yaz günü tarladaki kertenkele ölüsü gibi kuruyup kalmak... Mümkün müdür?
Hasene bacı İstiklal Savaşında da 20 yaşlarında bir kızken, bir Cuma namazında caminin kapısına dikilip içeriye avaz avaz seslenmiş :
-Müslümanlar! Kaldırın başlarınızı secdeden!... Bozun, zaten bozuk namazlarınızı! Allaha secde edebilmek için evvelâ memleketinizden gâvuru kovun!
Onu duyanlar dehşete düşmüşler. Camidekilerin çoğu çete yazılmış ve düşmana karşı çıkmış.