İçinde yaşadığımız toplumun artık bizi varlık alanında destekleyecek bir vasıf sahibi olmadığını gördüğümüz zaman, bunu gerçekten görecek kadar kadar hür isek, ilk yapacağımız şey, toplumu, bizi yetiştiren toplumu satın almak olacak.
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Nazım Hikmet Ran
Besmele kaldırılıp yerine "Türküm, doğruyum, çalışkanım!" denilince, öbür taraftan Kürt ve Müslüman evladı; "Ya öyle mi? Bende Kürdüm, daha doğruyum, daha çalışkanım!" demeye başladı. Ve böylece bu ülkenin insanları birbirlerine yabancılaştırıldı. Kendi millî ve dinî değerlerimizi bırakıp inkarcı, ırkçı ve materyalist politikalara sapıldığı için ülkemiz onlarca yıl bir felaketin içine sürüklendi.
Kadın mutlaka gelir getirmelidir. Gelir getirmediği takdirde kendisine küçük bir unsur gibi bakılmaktadır. Bir erkek, ailede para kazanmakla aileye daha büyük menfaat getirdiği psikolojisi içindedir. Bu, hakiki saadete geniş ölçüde mani olmaktadır.