Çocukların arasında iyi duygular olsun diye ısrar etmek beraberinde kötü duyguları getiriyordu. Çocukların arasındaki kötü duyguları anlamak beraberinde iyi duyguları beraberinde getiriyordu.
Ailelerin hemen ifade ettiği en kötü tarafı ise çocuklardan birini ya da ikisinin birden cesaretini kırdığı,hatta onlarda kalıcı hasara neden olduğuydu.
Tüm okuduklarımız kardeşler arasındaki bazı anlaşmazlıkların yararlı olabileceğine dair bir tablo çiziyordu:Rekabetleri birbiri üstünde hâkimiyet kurmayı öğretiyordu. Böylece daha sağlam ve dirençli oluyorlardı. Ev içindeki bütün o itiş kakışlar onlara çeviklik ve hız kazandırıyordu. Sözlü tartışmaları onlara zeki olmak ile kalp kırmak arasındaki farkı öğretiyordu. Birlikte yaşamaktan duydukları sıkıntılar kendilerini nasıl ifade edeceklerini, nasıl koruyacaklarını,nasıl ulaşacaklarını öğretiyordu. Ve bazen diğerinin yeteneğine karşı duydukları kıskançlık onları daha çok çalışmaya, kararlılığa ve başarıya sevk ediyordu. Kardeş rekabetinin en iyi tarafı buydu.
Ergenlik çağındaki erkek çocukların çete kurarak çoğu kere ölümle sonuçlanan çatışmaları da, kendilerini önemli görmeyen aile ortamlarına bir tepki olarak yorumlanır."Ben değerliyim "duygusunu aile içinde elde eden birey , kendini kanıtlamak için aşırı davranışlarda bulunmaya gerek duymaz.
İç çocuğu gelişmemiş kişinin en önemli özelliklerinden biri, otorite yanındayken ona sınırsız boyun eğmesi,otorite yanından uzaklaşınca da son derece sorumsuz davranmasıdır.Bu nedenle otoriteye sınırsız boyun eğen vatandaşla otoritesini sorumsuz uygulayan polis arasında bir fark yoktur.Her ikisi de sağlıksız iç dünyayı yansıtır.