''Hume değişmeyen doğa yasaları olduğunu tartışma konusu yapmaz. Ama doğa yasalarının kendilerini deneyimleyemediğimiz için, yanlış sonuçlar çıkarabiliriz pekala.''
''Birkaç örnek verebilir misin lütfen?''
''Siyah bir at sürüsü görmem bütün atların siyah olduğu anlamına gelmez.''
Kierkegaard'a göre büyük D ile yazılan Doğru'yu aramaktan çok, bireyin yaşamı açısından önem taşıyan doğruları aramak önemliydi. ''Benim için doğru''yu bulmanın önemli olduğunu söylüyordu. Yani sistemin karşısına bireyi - ya da tek tek insanları- çıkardı.
''Varlık'' ile ''yokluk'' arasındaki gerilim 'oluş' kavramıyla çözülür. Çünkü bir şeyin oluş halinde bulunması bir bakıma hem olması hem de olmaması demektir.
Epikuros da ''Ölüm bizi ilgilendirmez'' diyordu. '' Var olduğumuz sürece ölüm ortada yoktur; ölüm geldiği anda biz yokuz'' (Bu açıdan bakarsak kimse kendi ölümünden dolayı acı çekmez.)