Gunel Ali

Herkesin vicdanı rahatsa bu kadar kalbi kim kırdı?!!
19 yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğru söyler ve "bugün hava çok güzel" der. Gerçek ona bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir, doğru söylemesine şaşırmıştır. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler. Yalan hep dogru söylemektedir. Yalan: -"su çok güzel, birlikte banyo yapalım!"- der. Gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. Ona inanıp soyunur ve yüzmeye başlarlar. Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeyin kiyafetlerini giyerek kaçıp kayıplara karışır. Kızgın gerçek, kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kiyafetlerini geri almak için her yere gider. Dünyada çıplak gerçeyi görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır. Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur. O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeyi görmek istememektedir. Herkesin vicdanı rahatsa bu kadar kalbi kim kırdı?!!
Alıntı

Yiğit

@19ygt_agst03
·
“Kalplerle ilgili en acı olan gerçek hepsinin bir gün kırılmaya mahkûm olmasıydı.”
Alıntı
“Sanat uzun, hayat kısa”
“Dünyada o kadar çok izlenecek film, okunacak kitap, gezilecek yer var ki, insan hayatı boyunca birçoğunu yapamayacağı için üzülüyor.” - Romalılar bu durumu “ars longa, vita brevis” diyerek özetlemiş. “Sanat uzun, hayat kısa”
Duygu ve Düşünce