Ben Firuze Akın. İşlemediğim suçun cezasını çeken o kadınım. Akın ailesinde işlenen hiçbir suç şahsi olmadı, her cezanın bedeli ödendi. En çok ben tarafından.
"Zeytin ezmeli ve beyaz peynirli yaptım. Hala en sevdiğin mi?"
"Hayır" dedi ve içimde ağlamamak için direnen o noktayı da kırdı. Hiç sesim çıkmıyordu. Bana on yıl bakmayan,ağladığımı biraz bile anlamazdı ama ben on yıl boyunca ağlar dururdum.
"Ama yerim."
"Peki en sevdiğin ne artık?"
"En sevdiğim yok artık."
Ya bir kitap her seferinde nasıl bu kadar şaşırtıcı olabilir dediğimde Bronz okuyup " allahım nolur beşinci kitap çıksın" dediğim o noktaya yine geldim. Öncelikle bu kitap açık ara serideki en sevdiğim kitap oldu. Aslında üçüncü kitap olan imparatoriçeyi daha çok sevdiğimi düşünüyordum ama bu kitap bir başka. Özellikle Bronz ve Hisarın bu kitapta geliştirdiği güven bağları beni o kadar tatmin etti ki anlatamam. Hep hisarın acaba gerçekten güvendi mi ya da acaba bu sefer duygularında samimi mi diye ikilemde kaldığım anda bu kitaptaki davranışları beni o kadar şaşırttı ki Hisar'ın duygularına ne kadar tam anlamıyla güvenmeyen varsa bu kitabı okusun. Ayrıca beni bu kitap ve beşinci kitap alıntısında acayip meraklandıran kişi kesinlikle Efrem Vanizan oldu. Efremciğim seni beşinci kitapta daha çok istiyorum ama Hisarın yanında olduğun şekliyle kesinlikle. Ve ve ve Bronzun isim tahminleri hala sürse de soyadını öğrendik merak seviyem 9,5/10 a indi. Çok güzeldi kesinlikle okunmasını tavsiye ederim bayıldımmm. Özge NazBronz 4