Ben psikoloji öğrencisi olduğum için daha önceden , nöropsikoloji ve psikofizyoloji eğitimleri aldım .Bu eğitimleri almış olduğum için de kitabın içinde geçen , birçok okurun beğendiği ve de yorumlara yazmış olduğu ; kitabın içinde ki bilimsel aynı zaman da bir o kadar ilginç bulmuş oldukları bilgileri biliyordum . Hatta bu bilgilerden daha fazlasını da öğrendim .Yazarın bu bilgileri kısa ve son derece yüzeysel yazmış olmasından da anladığım üzere zaten hiç bilmeyen , bu konularda eğitimi olmayan insanlara bir şeyleri öğretmek , nöropsikolojiyi sevdirmek için yazmış olduğunu düşündüm . Son derece yalın bir dilde yazılmış. Kitapta ki karakter isimleri oldukça bana garip geldi .Tesla , İlias , Maryam veya Aref gibi . Bu isimler yerine daha güzel birkaç isim kullanabilirdi . Olay örgüsü çok karman çorman değil . Okuduğunuz zaman sizde merak uyandıracak acaba diğer bölümde neler olacak diyebiliyorsunuz . Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum . Kitap bölüm bölüm ayrılıyor .Bir bölüm bitimi hemen başka bir bölüm de farklı bir olay oluyor ama hepsi de birbiri ile bağlantılı . Aynı zaman da bir eleştiri de yapmak istiyorum .Terapist tanıdığına terapi veremez .Bu mesleki etik ilkesine aykırı .Aynı zaman da terapide öğrenmiş olduğu bir bilgiye de üçüncü bir şahısla eğer ki adli bir vaka değilse paylaşamaz. Aren Urban bölümlerini okuduğunuz zaman ne demek istediğimi anlarsınız . Kitabın en sonun da oldukça ilginç olaylar oluyor .Sizi bir sonra ki kitaba yönlendiriyor . Ülkemiz de hatta dünya da 1950 den itibaren başlayan nöropsikolojik araştırmaların önemini kitapta ki yüzeysel bilgilerden bile gayet rahat anlayabilirsiniz . Bu yönden okurlara tavsiye ederim . Pia Mater
Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup bunu “aşk” sanıyorsunuz , cümlesi ortalama bir insanın aşk sandığı fizyolojik süreci güzel ifade ediyordu .
Biraz spoiler var .Berlin’de başlayıp Bergama’ya kadar uzanan bir hikaye .Ahmet Ümit her zaman ki gibi heyecan dolu bir kitap yazmış . Diğer eserlerinden ayrı olarak bu kitabında mitolojik bilgiler ağır basıyordu . Olay örgüsü de bunun üzerine kurulmuştu . Aynı zaman da Almanya da ki ırkçılıktan söz ediliyordu . Ana karakter Yıldız isminde
bir komiserdi . Kitabın sonuna doğru tanıdık başka bir karekterde görmek beni mutlu etti . Oldukça heyecan dolu olaylar , işlenen cinayetler ve geçmişte yaşanan tarihi olaylar ..Hepinize okumanızı tavsiye ederim . Özellikle benim gibi sürekli psikoloji kitapları okuyan biriyseniz arada başınızı kaldırıp nefes almış gibi hissedebilirsiniz. Bunu yaparken de güzel bir film izliyormuş edasında yaparsınız . Kayıp Tanrılar Ülkesi