Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
İlk defa bu kadar sağlam yazıyorum.
Haç şeklinde 128 dikişle.Galiba ahbap artık sana ulaşacağım.Yeteneğim geri geldi,
göreceksin artık kutsal dizeler yazacağım.
Hiç yapmadığım şeyler yapıyorum ahbap
Maç seyrediyor ve devamlı topa bakıyorum
Telepati yapıyorum.
Hey ahbap ben arada bir fikir buluyorum.
Kuşlar için küçük şemsiyeler yapabiliriz
Böylece yağmurda ıslanmazlar
Ve içimdeki ağır sözler için de şemsiyeler
Böylece paraşütle iner gibi hafiflerler
Şiirin içine girerken
Bana bazı şarkılar lazım ahbap
hafif şarkılar, acı olmayan şarkılar
çok şarkıya ihtiyacım var
Tutam tutam saçlarımı savuracak şarkılar
Saçlarımla ne yapacağını bilemeyenler
Bir gün onları kaybederler
Böyle bir şey yani ahbap
Çok acıyor. Saçlar zaman zaman
Bana neşeli şarkılar
B harfine notalardan sütyen yapan şarkılarBir mutfak cadısıyım şu sıralarÇeşitli şeyleri çeşitli şeylere karıştırmak
Ve seni düşünmek, mırıldanmak
Bazı büyülü yemekler yapmak
Bazı şifalı yemekler yapmak
Ve kalmak istemek ahbap...Füsunun yeşil ela gözleri varVe pembe plastik fincanı ile kahve getirişi var
Ve bana anne deyişi var
Benim pembe fincandan pembe kahve içişim var
Bu kahveleri seviyorum ahbap
İçimi pembe bulutlar kaplıyor
Seni sevmişim Frankfurttaydi, Laternaydı
Hep aynı şarkıyı çalardı.
Kırmızı bir mümkün şamdanı’na yakışan
Hayata benzeyen bir yanın vardı
Zümrüt kakmalı hançerimi elimden alan.
Sanırım karanlık bir kömürlükte
Güneşlı bir sabahtın.Icine dokunan
Bir halın vardı ölüme benzeyen
Gözlerimin buğusuna yazamadığın
Adın vardı. Rutubet kokusuna sıkışan.
Bakımsız bir bahçe görüntüsüydün.
Yüzünün çitlerini onarırdim,
Çiçeklerini sulardım,
Ruhunu beslerdim arsenikle
Tam yükselirken tutup öperdin ruhuna sen.