Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Tanrının işine bakın.
Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgârı, karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı.
Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrene görsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin.
Melih Cevdet ANDAY
Öyle dalmış ki
Yüzyıllar süren uykusuna
Uyandırmazsan uyanacak değil.
Köylerde kendi kurduğum kitaplıklara gidip bakamıyorum. İçim kaldırmıyor. Masalar, sandalyeler harap durumda. Duvarların sıvaları dökülmüş. Her yerden bakımsızlık akıyor. 8-10 yıl sonra durum daha da kötüleşecek; bilmezlik büyüyecek; karanlık her yere daha çok yayılacak. O zaman halkı daha çok soyacaklar, sömürecekler. Bundan çok çok kaygı duyuyorum.
Bizim halkımız çok yüzyıl öncelerinden beri uyur. Çok kötü bir biçimde afyonlanmış gibi uyur. Üfürük de tükürükle sersem tavuğa çevirmişlerdir onu. Bizim halkın durumunda olup da, uyanmak çok zordur örneğin!