Nina Guzgu

Nina Guzgu
Hayat akıp giderken avuçlarımdan, eğilip yerden toplayamıyorum parçalarımı... Müfide İnselel, Kıraç
Psikolojik Danışman
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik
Bakü
Rusya/ Moskova, 11 Mart 2002
9 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Nina'dan denemeler serisi~
(En eski, en sevdiğim) 04.06.21 “Aklımdaki balıklar, Ağlamam için beni yüreklendiriyor. Bunca şeyi heba edecek ne vardı? Belki gördüğüm sihri sahici sanmam… Acılara açılıyorum, yamalı bir tekneyle bu günlerde, Biliyor musun? Acılar bile eskisi kadar sahici ve tutkulu değil. Aslında eskiden gelen bir güz rüzgarı o tekneyi devirse bitecek ama… Ama o tekne inatla fütursuz yerlerde oluyor, Bazen bir kaldırımda, belki galata kulesinde, ekseriyetle denizin dibinde… Ve güllerim soluyor, kaldırımlarda…. Sevgilerle…”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nina’dan denemeler serisi~
26.02.26 “Bu şehirde eskiyor ben gibi. Sararıyor anılarım ve yollarım hep aynı yerlere çıkmaya başlıyor. Sanki koca bir şehir değilmiş de, aynı büyüdüğüm köye eşdeğer, bir avuç içi kadarmış gibi. Hasretin ipi uzadıkça uzuyor. Ayağımdan açamadığım o ip, artık eskisi gibi incitmiyor beni. Ya da ben artık acıyı umursamıyorum. Sürüklenen telaşlar ufalandıça ufalanıyor. Anlamını yitiriyor. Artık eskisi kadar acele ile yaşayamıyorum hayatı. Bu iyi mi kötü mü, onu bile bilemiyorum. Kitaplar baki. Onlar da olmasa nasıl kıymete biner renkli düşler?”
Anlamlı olduğunu düşündüğünüz şarkı cümleleri yazar mısınız? Ben başlıyorum: “Koftiden aşkına yazmışım onca söz aptal gibi…”

Nina Guzgu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·350 syf.·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 11:07
·
2026 2. kitabı
Patry Francis
8.2/10 · 19 okunma
Nina’dan denemeler serisi~(yazılar şahsıma özeldir)
10.11.23/21.05 "Suretin eskimiş hatırımın yüz yıllık çekmecelerinde, Sararmış bir resim, solgun bir çehre Silinmiş o çok sevdiğim zerrelerin Gözlerin... Gözlerinin rengi bile yeşil miydi yoksa... Galiba elaydı. Fakat kaşının kenarındaki o ince izi, hani çok sevdiğim, ölsem unutmam... Ezberimde. Burnunun kavisini sevmediğin veya, Halbuki bana çok hoş gelirdi. Biliyorum, ne kadar eskisen de geç unutulacaksın. Ama var olan ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelen öfkemle diyebilirim ki, Unutulmaya layıksın..."