Soru soran insanlar en tehlikeli olanlardır hep. Cevap vermek o kadar tehlikeli sayılmaz. Bazen tek bir soruda bin cevaptan daha fazla patlayıcı madde bulunur.
Hiç hasta olmasak, sağlığın ne olduğunu da bilemeyecektik. Hiç açlık çekmesek, tokluğun keyfini çıkaramazdık. Hiç savaş olmasa, barışın değerini bilemezdik ve eğer kış hiç gelmese, baharın da geldiğini fark etmezdik. Bütünün içinde hem iyinin hem de kötünün zorunlu bir yeri vardı Herakleitos'a göre. Karşıtlar arasındaki bu sürekli oyun olmadan dünya da var olamazdı.
"Her şey akar" demişti Herakleitos. Her şey hareket halindedir ve hiçbir şey sonsuza dek kalmaz. Bu yüzden de "Aynı ırmağa iki kez giremeyiz." Çünkü ikinci kez ırmağa girdiğimde ben de değişmiş bulunuyorum, ırmak da.
Kendimi affetsem ne olur, diye düşündüm. Yapmamam gereken birşeyi yapmış olmama rağmen kendimi affetsem ne olurdu? Bir yalancı ve kocasını aldatan biri de olsam, böyle yapmayı istemek ve buna gereksinim duymak dışında hiçbir mazeretim olmasa bile? Bundan üzüntü duymama rağmen geçmişe geri gitsem de hiçbir şeyi farklı yapmayacak olsam bile? Ya seviştiğim bütün erkeklerle bunu gerçekten isteyerek yapmışsam? Ya, eroin bana bir şeyler öğrettiyse? Ya doğru olan cevap hayır değil, evet ise? Herkesin yapmamam gerektiğini düşündüğü bütün bu şeyler, aslında beni buraya getiren şeylerse? Ya günahlarımdan hiç arınamazsam? Ya, şimdiden arındıysam?