GzMyyyy

Bilmem Kaç TL'lik Kitap ;)
6/10
·312 syf.··
2024 26. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 00:44
BA-YIL-(MA)-DIM Tam olarak böyle hissediyorum ne sevdim ne de sevmedim. Kitap belli bir dönem çok satanlar listesindeydi bayağı popülerdi de anlayacağınız, e tabi o zamanlar benim ilgimi çok çekmemişti. Şimdi görünce "Bi başlayayım ya! "dedim ve bir çırpıda okudum. Kitapla ilgili düşünce listemi paylaşıyorummm: Öncelikle gerçekten paranız bolsa ve öncelikli alacak daha değerli kitaplarınız yoksa (ki eminim vardır) bu kitabı satın alın. Başka bir deyişle almayın ;) Hızlı bir özet geçecek olursak, yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Dolayısıyla yeni bir yazım tarzı, yeni bir roman ve bunun ilginç bir konuyla birleşiyor olması gayet hoş gibi görünen bir durumdu. Allah kahretmesin ki sadece görünüyormuş:)) Kitap başlangıcı aslında gayet güzel başlıyor ama sonrasında tam bir American Horror Story tadında ilerliyor. Hayır işin kötü yanı bir süre sonra klişeleşmesi bile değil, işin en saçma yanı yazarın her bölümde resmen kanırtırcasına, gözümüze soka soka bizi şoka uğratma çabasıydı. Evet gizem romanların en önemli özelliği okuyucuyu ters köşelere sokup, bunu beklenmedik anlarda yapmasıdır. Bu kitapta ise yazar(beni rahatsız edecek bir seviyede) okuyucuyu şaşırtma çabası içine sokmaya zorlamasıydı. Başlarda güzel gözükse bile bir süre sonra sizi rahatsız ediyor. En tuhaf yanı da yazarın yazım diliydi. Evet akıcı bir dili var ama sürekli özlü söz söyleme çabası içerisine giriyor. Yok efendim hayatta vezir olursan başarırsın, piyonsan yenilmeye mahkumsun; yok efendim hayatta herkes görmek istediğini görür; yok efendim aşk bilmem ne için olursa bilmem ne için olur, bla bla bla... Bir süre sonra baydık be kardeşim. Anladık en özlü söz sensin, diyesim geldi.Tabi bolca gömdük ama bu hicivlerim dışında kitabın son 50 sayfasındaki ters köşe güzeldi. Ama sırf bunu okumak için
Alıntı
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·824 syf.··
2024 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 15:52
Tak, Tak ... Tak, Tak ... -Kim o? -Nazi Almanyası. -Ne istiyorsun? -Ah.. Yüzyıllardır istenen tek şeyi. -Neyi? -Masumların canını. Çok mu sert bir giriş oldu? Hadi ama günümüzde de Filistin'e yapılan katliamı odaların kapıları kapandığında yok sayanların, sanki hiçbir şey olmamış gibi devam etmek isteyenlerin yaptıkları kadar sert olmuş olamaz. Bu konuyu vicdanına dokunan her insan için burada bırakıyorum. Diğerleri mi? Onlar vicdan kelimesini duyunca bu yazıdan uzaklaşalı birkaç dakika oldu. Gelelim kitabımızdaki savaş etrafında şekillenen aşka... MASUMİYET, İNNOCENCE, НЕВИННОСТЬ Sene 1941.. Almanların işgalinde olan Rusya'da savaş kapıda. Leningrad sokaklarına savaş uğramadığından olsa gerek şehir güneş ışıklarıyla kutsanmış gibi. Bu durumdan tüm Leningrad halkı nasibini almış sanırsam. E tabi ateş düştüğü yeri yakar. Neredeyse tüm Leningrad halkı savaş kelimesini Pandora'nın kutusuna göndermiş olsa gerek kafalarına geçirdikleri at gözlükleriyle mutlu bir hayatı idame ettirmeye çalışıyorlar. Bu sebeple 17 yaşındaki, tek hevesi o gün kırmızı elbisesiyle güzel görünmek olan dondurması ile mutlu olan Tatyana'nın savaş bilincini sorgulamak abes kaçsa gerek... AŞK, LOVE, ЛЮБОВЬ İlk görüşte aşka ne dersiniz? Palavra mı? Ya da aşkın zamanla orantılı oluştuğunu düşünen ekipten misiniz? Bir zamanlar benim olduğum gibi... Dahası aşkın varlığını sorgulayalardan mısınız? Durun.. belki de daha da karışık olanına, her bir düşünceyi zaman zaman benimsemiş biri olarak mı devam ediyorsunuz hayatınıza? Yani benim yaptığım gibi... Eh..bu kitapla birlikte ilk görüşte aşka inanan safa geçeceğinizi garanti edeceğimi zannediyorum. Her şey otobüs durağındaki o ilk karşılaşma, o ilk göz göze geliş ve tatlı bir gülümsemeyle başladı. Aleksander'ın heybetli duruşunun ardında titreyen
1000Kitap
Bronz AtlıPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 20161,557 okunma
8/10
·261 syf.··
2023 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 17:09
Ada, metafor, düşen uçak, hayatta kalan insanlar... NE O BİR LOST HİKAYESİ DAHA MII... Tabii ki de başlar başlamaz aklıma gelen ilk şey Lost olmuştu. Hatta ben dışında birçok kişinin de öyle düşündüğünü hayal edebiliyorum. Şans bu ya kitap okurken eş zamanda da Lost'u bitirdim. Ama tabii ki Lost'taki aşk üçgenleri, anlaşılmayan olaylar, kafada kurulan uçsuz bucaksız teoriler burada yok. O yüzden rahat olabilirsiniz. Kemerlerinizi bağlayın bu seferki düşüş insanın özündeki bir yolculuğa çarpıyor. Kitaba başladığımda düşündüğüm şeylerden biri de "Nobel ödülü alan bir kitabın kötü olamayacağı" düşüncesiydi. Nitekim öyle de oldu yazar o kadar çok mesaj vermiş ki heyecandan kafamdaki sıralamayı oturtmaya çalışıyorum şu anda... Bir yerden başlayacak olursak faşistlerin her yönünü ele alan, aynı zamanda faşistliğe karşı akıl ve sağ duyunun önemini aktaran, saf iyiliği, saf kötülüğü, bunlar arasındaki savaşları, dengesizliği ve dengeyi bulma çabasını... Toparlayacak olursak bir nevi toplumdaki herkesin giyindiği rolleri bize açıklayan bir kitaptı... Sizi sıkmamak için sözlerimi sonlandırırken birçok kişinin belki de bana karşı çıkacağı son düşüncemi aktarmak istiyorum. Yazarın dili bence akıcı değildi ve sıkıcıydı. Hemen "Nasıl yaa!!" demeden önce açıklayayım. İlk 80 sayfayı o kadar zor okudum ki sırf başladığım kitabı bitirme takıntımdan olsa gerek başlarda bırakmadım. Sonra da konunun gidişatı sardığı için devam ettim. 'Acaba sorun bende mi?' diye düşünmedim de değil. Birkaç arkadaşım da okuyordu kitabı o sırada. Biri başlarda okurken sıkıldığını ve bıraktığını başka zaman şans vereceğini söyledi. İşte o zaman dedim ki belki de sorun bende değildir; bilirsiniz hepimiz zaman zaman kitap okurken kitlenebiliriz, kitap sarmamaya başlayabilir, bir an öyle oldum sandım. Belki
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Daha da yazacaktım ama sıkılmayın istedim.
Puan vermedi·352 syf.··
2022 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 19:36
İyi bir kitabı her okuyuşumuzda o kitabın bambaşka yönlerini keşfederiz, farklı bir bakış açısı geliştiririz, başka bir pencereden bakarak daha önce o pencereden bakmış insanlara ortak oluruz. Bence bu farklılığın en önemli nedeni o kitabın sayfalarını çevirdiğimiz her seferde kendimizde gerçekleşen değişimin farkına varmamızdır. İnsanlar kabul etse de etmese de değişirler çünkü hayatımıza giren her kişi bizde iyi ya da kötü bir iz bırakır. Bu kitaplar için de geçerlidir. Her kitap bizde bir yerlere dokunur. Dokunduğu yerleri etkiler, değiştirir. Belki de bir önceki okuyuşumuzda okuyup geçtiğimiz, kendimizi içinde hissedemediğimiz, o an parçası olamadığımız bir kısmı; daha sonradan okuduğumuzda ise tam aksine o anda kitabın içindeki bir karakterde veya bir olayda kendimizden izler bularak kitapta kendimize yer ayırmamız aslında o kitabın ne kadar eşsiz olduğunu gösterir. Ben de bugün bu masanın başında oturarak bu kitabın derinliklerine girip kendimce size kitabı özetleyeceğim. Öyleyse başlayayım. Bu dünyayı biraz olsun anlayabilmeniz için bir saniyeliğine gözlerinizi kapatıp size anlatacaklarımı kafanızda tasarlayıp, hayal edin. Uyuyorsunuz, unutmayın ki uykunuzda söylediklerinizden bile sorumlusunuz. Ağzınızdan çıkan her kelimeye dikkat edin (artık ne kadar dikkat edilebilirse!) yoksa bir gece ansızın düşünce polisi gelip sizi yaka paça evinizden alıp düşünce suçu yüzünden Sevgi Bakanlığının zindanlarına kapatabilir. Unutmayın ki Parti uykusunda bile kendisine sadık olunmasını ister. Her gün aynı saatte uyanın ve teleekrandaki kadın ne diyorsa harfiyen uygulayın, ki o kadın o saatte size spor yaptırıyor olacak çünkü Parti her üyesini sağlıklı, dinç görmek ister. Unutmayın ki Parti’nin ihtiyacı olan sağlıklı ve dinamik bir bireydir. Daha sonra her parti üyesinin
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
2/10
·334 syf.··
2021 37. kitabı
/SPOİLER/ Hiç lafı uzatmadan pata küte dalıyorum. Ya valla ben bu işi anlamıyorum arkadaş, sen güzelim bir seriye başla, ilk kitabın her sayfası ayrı bi heyecan olsun bi de üstelik " Baş roller ölmez" kuralını bozarak bir mükemmelliğe imza at sonra da gel serinin devamını batır. Hayır bi de 2. kitapta biz Enzo' nun dirileceğini anladık ( tabi o sayfaya gelene kadar da ayrı bi bekledik, uğraştık). Sonda da ne olsa beğenirsiniz bi anda iş Game Of Thrones finaline benzeyerek ( Bran' in tahta çıkmasını izleyenler bilir ) Adelina tahta çıktı. Hadi dedim ki yazar ters köşe yaptı, bizi şaşırttı, sakin ol Gizo dedim kendime benim canım yazarım son kitapta toplar dedim ama demez olaydım. Allah kahretmiye o nasıl sondu öyle!!! Şoklara girdim. Kaç saat bu kitaba sinirlendim ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Hayır şimdi işin saçma kısmı şuydu Adelina gibi antikahraman bir karakteri fedakarlık yaparak öldürtmek nedir yaa. Sen bu kararkter için başından beri " yok efendim güçleri çok fazla karanlık gücü altında ezilecek, yok efendim bu kız kontrol edemeyip kafayı sıyırıp ölecek, yok efendim senin gücün senin sonun olacak" diyip dur sonra da git fedakarlık yaparak öldürt. Hayır bi de fedakarlık yaptığı kişi ( Violetta) bunu hak etse bu kadar içim acımazdı en azından. Sadece gayet güzel devam ettirilebilecek bi serinin böyle sonlanması canımı sıktı. Aslında şimdi bi yazdıklarıma baktım da ben baya bi sinirlenmişim Neyse bi anda patlayıverdim ve bolca kafanızı şişirdim Haaa yanlış anlamayın ben Marie Lu hayranıyımdır. Sadece bu kitap serisinde yıldızlarımız barışmadı. Başka bir kitap aleminde görüşürüz Hadi eyvallah Not: Kitabı ben beğenmedim ama siz beğenmiş olabilirsiniz. Buna saygı duyarım.
Gece YıldızıMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,236 okunma