Gözde Kahraman

Bazı kitaplar ilk sayfadan vurur...
“Bazıları için (...) kendilik algısı doğumda kazanılmış bir hak gibidir. (...) tıpkı içinde oturdukları ev gibi kendilerine miras kaldığını düşünürler. Bazı insanlar ise o evi yakıp yıktıktan sonra, kendilerine ait yeni topraklar bulup her şeye sıfırdan başlamak derdindedirler.” Rebecca Solnit, Kaybolma Kılavuzu (Çeviren: Gökçe Gündüç)
Reklam
Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim. Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum. Ölüm Latince konuşur.
Sayfa 32·Kitabı okudu
bulutların üstünde bulut olmaz, tıpkı ölümümüzden sonra ölüm olmadığı gibi...
“Körburun'da insanlar yok olacağını düşünüp hasta olur. Sen bilemezsin o hissi. Diğer adalarda şahane bir hayat var ama ben buraya tutsağım ve burada yok olacağım hissi. Arzuladığım hayat beni içine almaz, çiğneyip tükürür hissi. Tutsak olduğumuzu itiraf etmek çok koyduğu için biz de kendi kendimize buradan daha şahane bir yer yok der dururuz.”
" Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah. "
Reklam