Biz yetişkinler işte buradaydık, birbirimizle konuşmadan, kendi içimize çekilmiş halde dolaşıyor, gözlerimizi kâh yukarı kâh aşağı çeviriyor, eğilip giysi yığınlarına, konserve kutusu artıklarına bakıyor, başaramayınca ve elden gelen bir şey olmayınca gelip kapıya dayanan o dehşetli ızdırabı her yerde hissediyorduk.
Aşk ve korkunun ortak bir yönü var, ikisinde de aldatılmaya ve yönlendirilmeye açık oluruz, inancımızın ve özellikle de kaderimizin seyrini birinin ellerine bırakırız.