En iyi ilk 10 roman listesine girmiş Mithat Cemal Kuntay’ın tek romanı.
Roman İstanbul’un 3 farklı dönemini (Abdülhamit’in istibdat, Meşrutiyet ve işgal yılları) anlatıyor.
Kendi de İstanbulu anlatan bir roman yazan, padişah karşıtı Avukat Adnan devlet işleriyle yakinen ilgili iken her gördüğü kadına aşık olabilen baş karakter. En düzgün karakterlerden birinin Adnan olduğunu düşünürseniz geri kalan 20 kadar karakteri siz tahmin edin.
Gündüz saraydan para alıp, gece kuyusunu kazanlar, kuranı kullanan din tüccarları, memleket elden giderken, cebini dolduranlar, Avrupa görmüş, namuslu adam beğenmeyen görgüsüzler, para ve mevkii için karısını kullanan p.venkler, hırsızlar, yalancılar, sahtekarlar, sarayda yaşarken bir sabah kendini sokakta bulanlar, sokaklarda büyüyüp bir sabah kendini konaklarda bulanlar.( Şimdi farklıymış gibi)
Kitap bu karakterleri, o günkü şartları, imkanları, tercihleri açısından çok cüretkar bir şekilde anlatmış. Bir yorumda bundan dolayı kitabı, imkanı olsa yasaklayacak yorumlar gördüm. Bu da, kitap okumuş insanın bile Anadolu- İstanbul insanını tanımıyor oluşunu kanıtlıyor. Kitap tamda ülkemiz insanının birebir anlatıyor maalesef.
Mithat Cemal Kuntay’a gelirsek,
1885 yılında İstanbul’da doğan yazar İskodra asılı bir aileden geliyor. Saint Josep Lisesi’nde başlayan eğitimi Vefa Lisesi’nde bitiyor. 17 yaşında babasını kaybedince ailesine bakmak zorunda kalıyor ve çalışma hayatına giriyor. 1903 yılında Mehmet Akif‘le tanışıyor. Padişah karşıtı olduğundan bir müddet tutuklu kalıyor. Mehmet Akif istibdat adlı şiirini Mithat Cemal Kuntaya’ya ithaf ediyor. Çanakkale cephesine yollanan 40 kadar şairin arasında yer alıyor. 30 Ağustos zaferinden sonra yazdığı Vatan Hisleri adlı şiiri Mustafa Kemal tarafından TBMM de okunuyor.
Ölmez bu vatan Varsayalım ölse