Her hikayesinde tutunamayan bir karakterin farklı özelliklerinin ön plana çıkarıldığı ve ortak özellik olarakta yalnız insanların anlatıldığı sekiz muhteşem hikayeden oluşan, dili özellikle Tutunamayanlar ve Tehlikeli oyunlardan sade ve anlaşılır harika bir Oğuz Atay eseri. Hikayelerden biraz bahsedecek olursam,
Beyaz Mantolu Adam
Bir insan hayal edin dilenmekte bile başarısız. Hayatta ki tek başarısı sanıyorum aldığı beyaz manto ve o da insanlar tarafından ayıplanıyor hatta kimileri tarafından kullanılmasına sebep oluyor. Sonu ise Oğuz Atayın kahramanları için bulduğu kaçış ölüm.
Unutulan
Kitapta benim en çok beğendiğim hikayedir. Kullanılan ışık figürü nedendir bilinmez beni bayağı etkiledi. Hikaye bize günlük kargaşa arasında unuttuklarımızı tavan arasında eski sevgilisinin cesedine rastlayan bir kadınla muazzam bir şekilde sorgulatmış.
Korkuyu Beklerken
Ah şu gizli mezhep bir mektupta bana yollasada bende kendi hayatımın süprüntülerini şöyle bir güzel gözden geçirsem dedirten hikaye.
Bir Mektup
Bu hikaye sanki Oğuz Atay'a ait değildi. Bambaşka bir tat bir tuhaflık vardı. Öylesine söylenmiş sözleri ciddiye alan ve asıl konuya asla giriş yapamayan bir insanın hikayesiydi.
Ne Evet Ne Hayır
Buram buram ironi ve espri barındıran bazen de insanı sinir eden bir hikayeydi.
Tahta At
Bir taşrada yapılan bir tahta at üzerinden mükemmel bir başkaldırı,sisteme karşı bir direniş hikayesiydi.
Babama Mektup
Oğuz Atay'ın kendi babasına yazdığı apaçık belli olan mektup. Ailesinin üzerinde etkisinin bana yansıdığı samimi bir yazı.
Demiryolu Hikayecileri
Yalnızlık, yalnızlık, yalnızlık... Son iki paragrafı ile benim içimi -biraz kitaptan ayrıldığım için biraz da hikaye ile gerçeği buluşturan ve gerçekten okuyucusuna yerini soran kaybolmuş bir yazar gördüğüm için-
Arkadaşların yok mu? Diyeceksiniz. Onlara arkadaş demek gerekirse, var! Fakat, evde oturup dertleşmesini bilmezler; ille de bir yere gidilecek, meyhaneye filan.