Fatih A.

Fatih A.
@HBenol
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
10/10
Her hikayesinde tutunamayan bir karakterin farklı özelliklerinin ön plana çıkarıldığı ve ortak özellik olarakta yalnız insanların anlatıldığı sekiz muhteşem hikayeden oluşan, dili özellikle Tutunamayanlar ve Tehlikeli oyunlardan sade ve anlaşılır harika bir Oğuz Atay eseri. Hikayelerden biraz bahsedecek olursam, Beyaz Mantolu Adam Bir insan hayal edin dilenmekte bile başarısız. Hayatta ki tek başarısı sanıyorum aldığı beyaz manto ve o da insanlar tarafından ayıplanıyor hatta kimileri tarafından kullanılmasına sebep oluyor. Sonu ise Oğuz Atayın kahramanları için bulduğu kaçış ölüm. Unutulan Kitapta benim en çok beğendiğim hikayedir. Kullanılan ışık figürü nedendir bilinmez beni bayağı etkiledi. Hikaye bize günlük kargaşa arasında unuttuklarımızı tavan arasında eski sevgilisinin cesedine rastlayan bir kadınla muazzam bir şekilde sorgulatmış. Korkuyu Beklerken Ah şu gizli mezhep bir mektupta bana yollasada bende kendi hayatımın süprüntülerini şöyle bir güzel gözden geçirsem dedirten hikaye. Bir Mektup Bu hikaye sanki Oğuz Atay'a ait değildi. Bambaşka bir tat bir tuhaflık vardı. Öylesine söylenmiş sözleri ciddiye alan ve asıl konuya asla giriş yapamayan bir insanın hikayesiydi. Ne Evet Ne Hayır Buram buram ironi ve espri barındıran bazen de insanı sinir eden bir hikayeydi. Tahta At Bir taşrada yapılan bir tahta at üzerinden mükemmel bir başkaldırı,sisteme karşı bir direniş hikayesiydi. Babama Mektup Oğuz Atay'ın kendi babasına yazdığı apaçık belli olan mektup. Ailesinin üzerinde etkisinin bana yansıdığı samimi bir yazı. Demiryolu Hikayecileri Yalnızlık, yalnızlık, yalnızlık... Son iki paragrafı ile benim içimi -biraz kitaptan ayrıldığım için biraz da hikaye ile gerçeği buluşturan ve gerçekten okuyucusuna yerini soran kaybolmuş bir yazar gördüğüm için-
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu işte de, her zaman olduğu gibi çok geç kaldığımı hissediyorum.
Sayfa 105
Sabahları sizi uyandıracak bir canlının bile bulunmaması, siz bilmezsiniz ne dayanılmaz bir şeydir.
Sayfa 104
Arkadaşların yok mu? Diyeceksiniz. Onlara arkadaş demek gerekirse, var! Fakat, evde oturup dertleşmesini bilmezler; ille de bir yere gidilecek, meyhaneye filan.
Sayfa 104