"Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur"
Bu sefer vayvay köyü ve onlatın köylerine sahip olmak isteyen ali safa beyin hikayesini izliyoruz. Ama ne hikaye... diğer taraftan ince memedin abdi ağayı öldürmesinin akabinde kardeşi kel hamza gelir köyğn başına ve abdiden bin beterdir. Bu düzen hep böyle mi sürecek biri gidip diyeri mi gelecek? İşte bunu arar memed ve en azından mücadele etmenin hak olduğuna karar verir. Kel de ölür..
Bunun yanında kitapta dikkatimi çeken kurtuluş savaşında "vatanı kurtaran" birtakım insanlar vatan için mücadele eden ya da etmiş görünen hatta bazı bazı etmek zorunda kalan insanlar sonrasında bu argümanla kendilerine dehşet imtiyazlar sağlamaya çalışmakta. Bir de yeni cumhuriyetin taşrada ne kadar etkisiz olduğunu ama herhangi bir devlet büyüğüne karşı taşranın ne kadar çekingen ve ürkek olduğunu gördük.
Köylüye gelince... köylü türk köylüsü ya işte iyiniyetli kurnaz naif çıkarcı açıksözlü... bilimum vasıflar.
İyisiyle kötüsüyle ince memed 2 de bitti
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
Kitap okuma alışkanlığı kazanması için sürekli başını yediğim eşim tamam deyip araştırarak iki tane kitap almamı istemişti benden.
Birincisi Sana Gül Bahçesi Vadetmedim/Joanne Greenberg idi. Başlangıçta sıkılsam da daha sonra kitaba alıştım ve merakla okumayı tamamladım. Gerçekten çok hoş bir kitaptı. Severek tamamladım.
İkincisi ise bu kitaptı. Daha önce hiç Oğuz Atay kitabı okumamıştım. Kitabı aldıktan sonra kendi kitaplarım bitince bu kitabı da okumaya başladım ama artık devam edemiyorum. Kitap veya yazar ile ilgili söyleyebileceğim hiç bir olumsuz görüş olamaz. Zaten istatistiklerine bakarsanız çok yüksek değerler almış.Klişe bir espri var ya sorun sen de değil ben de diye. İşte o yüzden sorun ben de diyerek okumayı bırakıyorum.
Bu arada eşim iki kitabı da hala okumadı. Birinci kitaba başladı ama iki hafta içinde su koyverdi. Bu kitabı ise hiç eline almadı. Belki ilerleyen zamanlarda tekrar elime alır okurum. Ya da en azından oğullarım okur...
Bu sene üniversiteye başlıyorum. Büyük ihtimalle de Samsun Trabzon ya da Erzurum üçlüsünden birinde okuyacağım. Bundan ötürü İstanbul'da fırsatını bulmuşken Oğuz Atay'ın mezarını ziyaret isteği duydum aniden. İki gün önce sabah dokuzda kalktım düştüm yollara Kartaldan Edirnekapı'ya... Ben bugün gündemde olan bu adam için anıt mezar beklerken sıradan bir mezar gördüm bir de mezar taşı üzerinde 2 tanesi Oğuz Atay alıntısı olmayan alıntı sözler gerisi ise kitaplardan bir ton söz yazılmış. Bu sığ düşünce beni gerçekten çok üzdü. İçimden dedim ki keşke bilseydim ve bir kutu boya ile gelseydim. Bu olaydan sonra eve geldim ve baktım tam bu olayın akabinde tesadüf bu ya twitter da bir kaç farklı isim Atayın mezarını paylaşmış ve düzelmesi gerek gibi cümleler yazmışlar. Üzüntüm iki kat arttı çünkü gönderiler benim gidiş tarihimden önceydi. Bana nasip olmasa da bu çirkin hareket benden sonraki gün düzeltilmiş emeği geçenlere teşekkürü borç bilirim. Sadece bu durumu paylaşmak istedim. Birilerine anlatmak istedim. İyi okumalar. :)