Ankara denince ben,yanık, çürük,paslı tahtalar ve kerpiç kalabalığından ibaret alt alta,üst üste evler,bozuk,dar sokaklarda sipersiz kabalaklariyla askerler,kalpaklı subaylar, Hakimiyeti Milliye gazetesi satan çocuklar ve suyu,akşamdan sabaha donmuş,çatlak bir testi hatırlarım.