Rıdvan Özkurt

Rıdvan Özkurt
@HHAAYYAALLEETT
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kanuni Sultan Süleyman
Kanuni Sultan Süleyman'ın yazmış olduğu en meşhur şiir. Hastayken yazmıştır. Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi  Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi Ko bu ayş u işreti çün kim fenâdur âkibet  Yâr-ı baki ister isen olmaya tâat gibi Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded  Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâat gibi Saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdur  Olmaya baht u saâdet âlem-i dünyada vahdet gibi Ger huzûr itmek dilesen ey Muhibbî fâriğ ol  Varmıdur vahdet makâmı gûşe-i uzlet gibi
Şiir
KANUNİ SULTAN VE ŞEHZADE BEYAZIT
Şehzade Beyazid Babası Kanuni ye kendisini affetmesi için şiir şeklinde bir mektup yazar. Babasindan da aynı şekilde karşılık bulur. Ey serâser âleme sultân Süleymânum baba, Tende cânum cânımın içinde cânanum baba, Bâyezidine kıyar mısıin benüm cânum baba? Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba. Enbiyâ ser-defteri ya’nî  ki Âdem  hakki-çün, Hem dahî Mûsâ ile İsâ vü Meryem hakkı-çün, Kâinâtun serveri ol rûh-i a'zam hakki-çün, Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba. Sanki Mecnûnam bana dağlar başı oldu durak, Ayrılup bi‘l-cümle mâl ü mülkden düşdüm ırak Dökerüm gözyaşunu "Vâ-hasretâ dad el-firâk" Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba. Kim sana arzeyleye hâlim eya Şâh-i Kerîm Anadan, kardaşlarumdan ayrılup kaldum yetîm, Yok benüm bir zerre isyânum, sana Hakdur ’alîm, Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba. Bir nice ma'sûmum oldugun şehâ bilmez misin, Anlarun kanuna girmekden hazer kıilmaz mısın Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısın Bî-günâhım, hak bilür, devletlü sultânum baba Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu Şehzade Beyazıd'ın gönderdiği mektuba cevaben yazmış olduğu şiir. Ey dem-â-dem  mazhar-ı tuğyân ü isyânum oğul, Takmayan boynına hergiz tavk-ı fermân'ım oğul, Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânum oğul, Bî-günâhum dime bari, tevbe kıl cânum oğul. Enbiyâ vü evliyâ, ervâh-ı a’zam hakkıçün, Nûh u İbrahim ü Musî İbn-i Meryem hakkıçün, Hatm-ı âsâr-ı nübüvvet Fahr-i Âlem hakkıçün, Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul. Âdem adın itmeyen Mecnun'a sahralar durak, Kurb-i taatdan kaçanlar daima düşer ırak, Tan degüldür dir isen "Vâhasretâ, dâd-el-firak" Bi-günahum dime bari, tevbe kıl canum oğul. Neşet-i Hakdur  nübüvvet, ram olan olur kerim, "Lâ-t'akul üf!" kavlini inkâr eden kalur yetim, Taat'a, isyana âlimdür Hudavend-i
HÜRREM SULTANA
Bu Şiir Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Eşi Hürrem Sultana yazılmıştır Celîs-i halvetim, varım, habîbim mâh-ı tâbânım Enîsim, mahremim, varım, güzeller şâhı sultânım Hayatım hâsılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim Bahârım, behçetim, rûzum, nigârım verd-i handânım Neşâtım,işretim, bezmim, çerâğim, neyyirim, şem'im Turuncu u nâr u nârencim, benim şem'-i şebistânım Nebâtım, sükkerim, gencim, cihân içinde bî-rencim Azîzim, Yüsuf`um varım, gönül Mısr'ındaki hânım Stanbûlum, Karaman'ım, diyâr-ı milket-i Rüm'um Bedehşân'ım ve Kıpçağım ve Bağdâd'ım, Horasânım Saçı  mârım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bîmârım Ölürsem boynuna kanım, meded hey nâ-müselmânım Kapında,çünki meddâhım, seni medh ederim dâim Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi'yim , hoş  halim! Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman'ın mahlası) Bugünkü dille; Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım, Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım. Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm, Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meş’alem. Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı, Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim. Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı, Hazret-i Yusuf’um, varlığımın anlamı, İstanbul’um, Karaman’ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim. Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım ve Kıpçağım, Bağdad’ım, Horasan’ım. Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım! Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim. Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni
Şiir
AŞK VE MAHREM
Yâr ile hem-halvet ol cisminde cânın duymasın Hâlet-i aşkı hikâyet kıl zebânın duymasın Ger dile bir nâvek ursa ol kemân-ebrû sakın Zahm-ı tîrin görmesin bağrında kanın duymasın Kâkülünde nice yıl dil mürgü kılsın nâleler Ârızında turra-i anber-feşânın duymasın Hâkte olsun Hayâlî sayenin hem-sâyesî Bile seyrân eylesin serv-i revânın duymasın Hatt-ı miskînüñ lebüñde anber-i sârâ satar Ruhlaruñ mihr ü mahabbet benlerüñ sevdâ satar Îdgehde sen dükkân açduñ sulu şeftâlüye Nâr-ı hasretle yanup ‘âşıklauñ eyvâ (ayva) satar Dilde peykânuñdan ayrılmaz hayâlı hâlinüñ Gûyiyâ tıfl-ı Habeşdür Kâ’bede hurmâ satar Çarh-ı gerdûn mâh-ı nev na’liyle oldı müşterî Leblerüñ bazâr-ı hüsn içre görüp helva satar Rindlerüñ vardur harabat içre bir sagar meye Taht-ı Cemşîdi girev kor efser-i Dârâ satar Gûşe-i bî-tûşe-i fakr içre kemter gedâ Vakt olur kim pâdişâhı dehre istingâ satar Yûsuf-ı Mısr-ı belâgatdür Hayâli dostum Anuñ içün kendüyi kıymetle bî-pervâ satar Aşk bir şem'i ilâhidir benem pervânesi Şevk bir zencirdir gönlüm anun dîvânesi Kanda bilsin şâh-ı aşkın dergehi âdâbını Kûh-ken bir dâğ eri Mecnûn yaban dîvânesi Kell-i uşşâk satılamaz kesâdı var kati İşlemez oldu mahabbet şehrinin ser-hânesi
Şiir