İnsanlar tekbiçimli ve beyhude bir bahtın içinde birbirlerine karışırlar;tıpkı,ilgisiz bir gözün gördüğü yıldızlar -yada askeri bir mezarlıktaki haçlar- gibi.
Istıraplarla geçen binlerce yıl taşları bile yumuşatabilecekken,yavan bir çılgınlık içinde çırpınan o sapasağlam susineğini, hem kavranılmaz hem edepsiz bir var olma iradesiyle dolup taşan o canavarımsı silikleşme ve sertleşme örneğini duyarsızlaştırmaktan başka bir şeye yaramamıştır.